Medya Midas

Otonom araç nedir? Otonom araç teknolojisinin sağladığı kolaylıklar neler?

BİLİM

Yapay zeka ve derin öğrenme algoritmalarıyla desteklenen otonom araçlar ve otonom araç teknolojisi hali hazırda günlük seyahatlerde ve taşımacılık alanında kullanılmaya başlanmasıyla otomotiv dünyasının gelecek manzaralarından önemli ipuçları veriyor. Peki otonom araç nedir? Otonom araç teknolojisinin sağladığı kolaylıklar neler? İşte detaylar...

Yapay zeka ve derin öğrenme algoritmalarıyla desteklenen otonom araçlar ve otonom araç teknolojisi hali hazırda günlük seyahatlerde ve taşımacılık alanında kullanılmaya başlanmasıyla otomotiv dünyasının gelecek manzaralarından önemli ipuçları veriyor. Peki otonom araç nedir? Otonom araç teknolojisinin sağladığı kolaylıklar neler? İşte detaylar...

Otonom araçların geçmişi 

Otonom araçlar popülerliğini 21. yüzyıl gelişmeleriyle elde ettiyse de tarihi çok daha eskilere uzanıyor.

İlk olarak 1939 New York Dünya Fuarı’nda ortaya çıkan bu fikir, endüstriyel tasarımcı Norman Bel Geddes’in otonom araç projesine dayanıyor.

Otonom araçların Futurama Sergisi’nde tanıtılan ilk hali sürücüsüz araçlara rehberlik edecek bir otoyol sistemini içeriyordu.

1958 yılında hayata geçirilen bu konsept, sonraki yıllarda Japon ve Alman tasarımcılar tarafından bilgisayar ve kamera sistemleri eklenerek ve araçların hızları artırılarak geliştirildi.

Otonom araç teknolojisinin mantığı nedir, nasıl çalışıyor?

Otonom araç teknolojisi gelişmiş donanım ve yazılımlardan elde edilen gerçek zamanlı duyusal verilerin işlenmesiyle çalışıyor. Sürücüsüz araçların nasıl çalıştığına geçmeden önce hangi teknolojilerin kullanıldığına göz atmanızda yarar var.

Radar: Radar, radyo dalgalarıyla aracın çevresindeki nesnelerin mesafesi, yönü ve hızı hakkında bilgi elde etmeye yarıyor. Kötü hava koşullarında yetersiz kalan diğer yüksek çözünürlüklü sensörleri desteklemek için kullanılıyor.

LiDAR: LiDaR (Light Detection and Ranging) teknolojisi coğrafi verileri toplayarak 3D haritalara yansıtılan çevresel modellemelerin üretilmesine yardımcı oluyor. Radara göre çok daha yüksek çözünürlüğe sahip olan LiDAR sistemi lazer ışınları yayarak çalışıyor.

Kameralar: Kameralardan elde edilen veriler bilgisayar yazılımı tarafından işlenerek otomobilin çevresiyle ilgili detaylı bilgilerin tanımlanmasına yarıyor.

Destekleyici sensörler: GPS takibi ve nesne algılama için kullanılan ultrasonik sensörlerin yanı sıra aracın süratini ölçen donanımları içeriyor.

Bilgisayar: Otonom araçların beyni olarak da bilinen bilgisayarlı ölçümleme sistemlerinin sensör verilerini etkili bir şekilde işlemek ve gerçek zamanlı arayüz oluşturmak gibi görevleri bulunuyor.

Otonom bir aracın yola çıkış serüveni rotanın belirlenmesiyle başlıyor. Aracın çevresel koşullara uyum sağlayabilmesi için tavanda bulunan LiDAR sensörü kullanılıyor. LiDAR çevredeki 60 metrelik menzili izleyerek mevcut ortamın üç boyutlu bir haritasını modelliyor. Arabanın haritadaki konumunun belirlenmesi içinse tekerlekte bulunan bir sensör yanal hareketleri izlemeye devam ediyor.

Otonom araçlarda kullanılan radar sistemi genellikle ön ve arka tamponlarda yer alıyor. Arabanın diğer araç ve engellerle arasındaki mesafeyi ölçerek hızın ayarlanması için veri sağlıyor. Derin öğrenme modelleri ve yapay zeka yazılımları tüm sensörlerden gelen verileri işleyerek direksiyon kontrolü ve frenleme gibi karar alma süreçlerini yönetiyor. Trafik işaretleri ve ışıklar için gösterilen tepkiler yine aynı şekilde haritalama sistemindeki verilerin işlenmesiyle gerçekleşiyor.

Otonom araçlar kaç çeşittir? 

Otonom araç sektöründe ortak bir referans noktası oluşturmak için hazırlanmış 6 seviye bulunuyor.

Seviye 0: Otomasyon teknolojisinden yoksun olan bu seviyede; hızlanma, vites değiştirme ve direksiyon kontrolü gibi sürüş dinamikleri sürücü tarafından kontrol ediliyor.

Seviye 1: Otonom araç sistemlerine gidilen teknolojik serüvenin ilk adımını Seviye 1 araçlar oluşturuyor. Şerit takip sistemi, fren asistanı ve hız sabitleyici gibi temel sürücü yardımlarını içeriyor.

Seviye 2: Hızlanma, yavaşlama ve direksiyon kontrolü gibi sürüş fonksiyonlarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştiren araçları tanımlıyor. Bu seviyedeki araçlarda çevresel koşulların takibi hala sürücü tarafından yapılıyor.

Seviye 3: Bu seviyedeki araçlar engeller karşısında frenleme yapabilme kabiliyetiyle çevresel koşulları kontrol altına alabiliyor. Ancak yol engelleri ve tehlikeli hava koşullarına cevap veremediğinde durumlarda sürücü müdahalesini zorunlu kılıyor.

Seviye 4: Günümüzde otonom araç endüstrisinin ulaştığı en yüksek seviyeyi temsil ediyor. Yüksek otomasyon olarak tanımlanan Seviye 4’te sürüşün tüm aşamaları otonom sistem tarafından kontrol ediliyor. Ancak ekstrem senaryolarda vermesi gereken tepkiler konusunda tamamen eğitilemediği için sürüş koşullarının tamamında yüzde yüz başarıya ulaşamıyor.

Seviye 5: Tam otomasyonla karakterize edilen beşinci seviye otonom araç teknolojisinin nihai hedefi olarak tanımlanıyor. Aracın sürücü müdahalesi olmadan her türlü arazi, hava ve engel koşullarına uyum sağlayabilmesi hedefiyle geliştirilmeye devam ediyor. Sürücüsüz tam otonom sistemlerin efektif bir şekilde çalışabilmesi için makine öğretimi modellerinin eğitiminin en iyi şekilde tamamlanması gerekiyor.

Niye otonom araçları tercih edelim? 

Otonom araçları tercih etmemiz için birçok neden bulunur. Bunlardan en temel olanları ise aşağıdaki gibidir:

Sürücü hatalarını azaltır

Kazaların neredeyse tamamı sürücü hatası kaynaklıdır. Bu anlamda otonom otomobil teknolojisi birçok sürücü hatasının önlenmesini sağlar

Otonom araç teknolojisi özgürlük için yeni bir kapı 

Otonom araçlar özellikle görme engeli olan kişiler için büyük bir avantaj sunar. Kendi kendine gidebilen arabalar ile görme engeli olan kişiler istedikleri yere bir başkasının yardımına gerek kalmadan gidebilir.

Çevre dostu özelliklere sahip 

Otonom araçlar yakıtı verimli şekilde kullanmaya programlıdır. Bu nedenle karbon emisyonlarını azaltır.

Trafik sorunlarını çözmeye yardımcı olur 

Otonom araçlar her zaman en mantıklı kararı verme amacı ile geliştirilmiştir. Bu nedenle trafikteki tıkanıklığın en büyük sebeplerinden birisi olan sürücü dağınıklığını çözebilir.

Otonom araç teknolojisinin sağladığı kolaylıklar neler?

Otonom araçların sağladığı birçok fayda ve avantaj bulunur. Bunlar aşağıdaki gibidir:

Trafikte tehdit unsurlarını %90 oranında insanlar oluşturmaktadır. Otonom araçlar ile trafikte insanlardan kaynaklanan hatalar ortadan kalkacağı için yollardaki güvenlik oranı da artacaktır.

Otonom araçlarda sürücü olmayacağı için işçilik maliyeti olmayacak ve bununla birlikte refah seviyesi de artacak.

Daha güvenli sürüş ile taşıt sigortası gibi çeşitli harcamalara duyulan gereklilik azalacaktır. Bu da araç için maliyetin azalmasına imkân sağlar.

Araç sürücülerinin olmaması ile araç davranışı daha rasyonel bir hal alacaktır. Sonuç olarak ise trafiğin yoğunluğu azalacaktır.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.