1. YAZARLAR

  2. Kerem Akyıl

  3. Aslında ne oldu?
Kerem Akyıl

Kerem Akyıl

Yazarın Tüm Yazıları >

Aslında ne oldu?

A+A-

Her zaman söylerim; ‘Bizim partide kavga olmaz’ sözünün, siyasette zerre kadar küçük bir karşılığı yoktur.

Hepimiz insanız ve çiğ süt emmişiz…

Her insan bir takım makam ve mevkilere ulaşmak ister. Bunun için de içinde bulunduğu partideki birtakım kişileri kendisine rakip görür. Siyasette parti içi kavga kaçınılmazdır.

Bu durum CHP için geçerli olduğu gibi, AK Parti için de geçerli…

Yalnız şu farkla ki, CHP içindeki kavgalar derhal su yüzüne çıkarken, AK Parti’de kavgalar pek kamuoyunun önüne çıkmazdı. Yalnız dikkatinizi çekerim, ‘çıkmazdı’ diyorum. Zira son zamanlarda AK Parti Eskişehir teşkilatındaki pek çok kavga gün yüzüne çıkmaya, kamuoyunda açıkça tartışılmaya başlamıştı.

Ta ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuya müdahil oluncaya kadar.

Geçtiğimiz günlerde AK Parti İl Başkanı Dündar Ünlü ile, milletvekilleri Harun Karacan, Nabi Avcı ve Emine Nur Günay’ın bizzat Recep Tayyip Erdoğan’la bir toplantı yaptığı kulislerde konuşuldu. Hatta bir yerel gazetede – yüzeysel de olsa – ‘Tarafsızlık Teyidi’ diye konu hakkında bir yazı da kaleme alındı.

Tabii – AK Partililerin deyimiyle – bizzat ‘Reis’in başkanlık ettiği bu toplantının ayrıntıları çok önemliydi.

Kol kırılsın yen içinde kalsın

Öncelikle söz konusu toplantıda, milletvekillerinin aralarındaki meseleleri masaya yatırdığını söyleyebiliriz. Milletvekillerinin özellikle ETO ve ESO seçimlerinde parti olarak bir tutum alınması konusunu ele aldıkları kulağımıza geldi.

Zaten nicedir ‘AK Parti olarak oda seçimlerine müdahil olmamalıyız’ açıklamaları yapılıyordu. Ben zaten 1 haftadan az kalan seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Haydi seçimlerde tarafsız olun” diyeceğine ihtimal vermem. Çünkü seçimlerin gerçekleşmesine günler, hatta saatler kala böyle bir açıklama yapmanın kıymeti olmaz. Hangi AK Partili kimi desteklediyse, son 3 – 4 günde ‘tarafsızmış’ gibi görünmesi neticeyi değiştirmeyecektir.

Şimdi bir AK Partili milletvekili olduğunuzu var sayın. Tam 8 ay boyunca oda ve borsa seçimlerinde taraf olmuşsunuz, sonra üç gün kala ‘tarafsızım’ demenizin kıymeti olmayacaktır. Öyle değil mi?

Nitekim Saray’daki toplantıdan sonra Harun Karacan’ın çıkıp da, bir dönem ETO başkanı olduğunu hatırlatarak “Halen bu şehirde ticaret yapıyorum, benim de görüşlerim var. Bazı kişiler beni yol göstericisi olarak görüyor” ifadelerinde bulundu. Yani ‘Tarafsızmış’ gibi görünme zahmetine bile girmedi.

Özetle Karacan, şunu destekliyorum demedi ama – siyasi nezaketin de içinde kalarak – birilerini desteklediğini de açıkça belirtti. Yani Karacan, “Ben bu şehirde saksı değilim” demek istedi.

Biz Saray’daki toplantıya geri dönelim.

Bir partinin oda ve borsa seçimlerine müdahil olmamak hakkında karar almasını saygıyla karşılarım. (Olması gereken de budur bana kalırsa) Ancak tüm Türkiye’de AK Parti’nin bu tip seçimlerde ‘taraf’ olduğunu, hatta Erdoğan’ın birkaç kez ‘taraf olmayan bertaraf olur’ dediğini biliyoruz. İyi de madem AK Parti Genel Başkanı, ‘tarafsız kalın’ demedi, o zaman bu toplantının anlamı neydi?

Bir diğer soru; bu toplantının kazananı kimdi?

Toplantıda Karacan ne dedi? Nabi Avcı nasıl cevap verdi, Emine Nur Günay konuşma fırsatı yakaladı mı? Bu konularda bir bilgim yok. Yalnız Erdoğan’ın AK Partililere ‘Kol kırılsın, ama yen içinde kalsın’ mesajı verdiğini tahmin etmek güç değil.

Bu durumda söz konusu toplantının kaybedeni yoktur, kazanan AK Parti İl yönetimidir diyebiliriz.

Bu arada unutmadan yazayım; aynı toplantının ‘Eskişehir’de yaşanacak bir başarısızlığın, üç milletvekilinin omuzlarına yükleneceği’ sonucuna da ulaşabiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.