23.09.2021, 13:46

Çocuklarımızı “yanlışlıkla” bilime mi kurban ediyoruz?

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Kurugöl’ün katıldığı televizyon programında anlattıklarıyla yer yerinden oynadı.

Prof. Dr. Zafer Kurugöl: "Zaman zaman, küçük bebeklere, yanlışlıkla Hepatit B ve kızamık yerine Covid aşısı yapıldı. Hiçbir yan etki ve olumsuz sonuçla karşılaşılmadı.

Bebeklerde yüksek dozda bile bir sıkıntı olmadı. Araştırmanın sonuçlarını açıklayacağız.

Yanlışlıklaymış!

Sonuçları açıklayacaklarmış!

Yan etki falan da hiç olmamış!

Küstahlığın daniskası dedim kendi kendime…

Rıza yok, onay yok ama yanlışlıkla yapılan Covid aşısı var.

10 yıl sonra o çocuklardan birinde bir problem çıksa nasıl hesap verilecek?

Ya da çocuk ölse?

Ne diyeceksiniz?

Yanlışlıkla mı öldü diyeceksiniz?

Yoksa Babiller, Aztekler ve daha niceleri gibi gözü karartıp onların metafiziksel amaçlar uğruna kurban ettiği çocukları, bugün 21. yüzyıla yakışır şekilde bilim uğruna mı kurban etmeyi amaçladınız? 

Bu sorumsuzluğun hesabını verecek birisi var mı?

Ya da daha doğrusunu sorayım ben: Bu sorumsuzluğun hesabını soracak var mı?

Politize edilmiş ve ülkeye bırakın faydayı, “zararı dokunan” Türk Tabipler Birliği ne diyecek bu konuda? 

LGBT yürüyüşlerini bekliyorlar herhalde konuşmak için…

Aklıma Prof. Dr. Zafer Kurugöl’ün anlattıklarından sonra bugünlerde Avustralya’da yaşanan görüntüler geldi.

Devlet, kolluk kuvvetleri aracılığıyla aşı olmayan çocukları ailesinden zorla alıp, aşı olmaya götürüyor…

Karantina kampları kuruldu…

Nazilerin toplama kamplarını aratmayan türden.

İnsan olmalarının hakkını savunan Avustralyalı halk ise sokaklara döküldü. 

Polis plastik mermileri hunharca acımadan sallamaya başladı.

Fransa’da da halk kendi arasında “aşı karşıtları ve aşı fanatikleri” olarak ikiye bölündü.

Tüm bu kaos ortamının sorumlusu kim peki biliyor musunuz?

Medyada sabah akşam aşı olmayanları “hedef tahtası” haline getiren uzman kılıflı, DSÖ tarafından dokunulmazlığı olan insancıklar.

Halkı kin ve nefrete sürükleyici açıklamaları gün geçtikçe artan bir sistemde “baskı rejimini kurdurabilmek adına” ellerinden geleni yapıyorlar.

1984 distopyası… 

Mantığı bir köşeye bıraktık ve her söylenilenin kabullendirilmek istendiği bir sürece girdik.

Düşünün, çocuğunuza yanlışlıkla Covid aşısı yapılacak. Sizin rızanız, onayınız olmadan…

Sonra bir profesör çıkacak bunu sanki iyi bir şeymiş gibi küstahça itiraf ve ifade edecek.

Yine de sessiz kalacağız…

Sonra da “anayasal hakkını kullanarak aşı olmak istemeyen” vatandaşları, hedef tahtası haline getireceğiz ve soracağız: Bu aşı karşıtlığının sebebi ne?

Daha ne olsun!

İradenin yavaş yavaş kadere dönüşüp mahkûm ilan edildiği bir düzende, insan olma haklarının savunulamadığı bir dönemde, çocuklara kadar bilim zorbalığının yanlışlıkla dayatıldığı ve yanlışlığın gururla ifade edildi bir dönemde…

Aşı karşıtları olmayacak da ne olacak? 

İnanın bana aşı karşıtlığı tehlikeden çok gelecek vadediyor. 

Ha bu arada…

Aklıma gelmişken bir soru da sorayım.

Sinovac aşısı olmayı iradesine bağlı tercih eden kaç kişiye yanlışlıkla Biontech aşısı vuruldu? 

Çünkü gördük ki Hepatit B aşısını covid aşısıyla karıştırabilecek ahmaklar varmış.
 

Yorumlar (4)
Süheyla 1 ay önce
Harika yazı , varolun
Samiye Özocak 1 ay önce
Ülkem adına çok üzülüyorum.Hiç mi sorgulamazlar, hiç mi ekletmezler. Bu kadar koyunun vatanımda yaşadığına ilk defa görüyorum. Yazık çok yazık.
Zehra Bahadır 1 ay önce
Biz ne zaman ve nasıl bu hale geldik anlam veremiyorum her yapılanı sineye çekiyorlar. Bu yapılan suç ama kimse ses çıkarmıyor çıldırmamak elde degil
Habibe 1 ay önce
Allah'ım fırsat vermesin bu zalimlere söylemek istediğim çok söz var söyleyemiyorum bu bilim dışı DSÖ tarafından soylenileni yapan bu vicdansızlara yapılacak çok şey varken birşey yapamamak sinir oluyorum

Gelişmelerden Haberdar Olun

@