1. YAZARLAR

  2. Soner Yüksel

  3. DAHA NE BEKLİYORUZ?
Soner Yüksel

Soner Yüksel

Yazarın Tüm Yazıları >

DAHA NE BEKLİYORUZ?

A+A-

Anadolu Üniversitesi’nin ne kadar köklü bir kurum olduğunu, ne denli önemli bir yeri ve misyonu olduğunu uzun uzun anlatmayacağım size.

Sevgili Kerem Akyıl’ın Midas Medya’da 6 Mart tarihinde  “Anadolu Üniversitesi’nde Skandal” ve 14 Nisan’da Anadolu Gazetesi’nde sevgili Cihan Yıldırım’ın “Atanamayan Rektör” başlıklarıyla köşelerinde ele aldığı nahoş durumun altını bir de ben çizeyim istedim.

Çünkü aradan aylar geçmesine rağmen nedendir bilinmez, bilinenler ise ispat edemediğimiz için dedikodudan öteye geçmeyeceği için ısrar edemediğimiz sebeplerden ötürü koskoca Üniversite vekaleten yönetiliyor.

Canım ne olacak, ha vekil ha asıl ne fark eder diye düşünenler olabilir. Birkaç ay gecikme bu kadar skandal bir durum değil diye serzenişte bulunanlar da olabilir.

Ancak hızın bu kadar önemli olduğu bir dünyada, bir bilim yuvasında rektör atanamadığı sürece hemen hemen her şey ’in göstermelik, çok ağır ve kimsenin risk almak istemeyeceği şekilde yürütüldüğünü düşünürsek durum o kadar basit olmuyor.

Rektöre bağlı olarak, kimin atanacağını tam olarak kestiremeden, tüm fakültelerde, tüm dekanlar da yarın ne olacağını kestirememenin verdiği bir rahatsızlık var. Bu da haliyle bazı yatırımların, projelerin kararların alınmasını çok zorlaştırıyor. Kimse yarın önünü göremediği bir sürece imzasını atmıyor. Belki bire bir örnekleme olmaz ama makamlar hep 23 Nisan çocuklarının oturduğu koltuklar gibi temsili olarak değerlendiriliyor.

Akademisyeni, çalışanları, Üniversite ile iş yapanları da yani binlerce insanın yakından ilgilendiren bu süreci bu kadar uzatan sebepler de gün geçtikçe fısıltı gazetesi hızıyla yayılıyor.

Siyasetin etkin isimlerinin kendi adayları rektör olarak atansın diye bir çaba içinde oldukları, süreci uzatan durumun bu olduğunu dillendirenlerin çoğunlukta olduğu da ortada.

Bir de ESOGÜ’de istifa eden Hasan Gönen’in yerine bir günde Ankara’dan Rektör gelince, acep Anadolu Üniversitesi’ne bu çekişme nedeniyle kimse kırılmasın deyip dışarıdan bir rektör atanır mı diye düşünenler de var.

Doğrudur, yalandır kısmını geçiyorum. Ben bir Eskişehir’li olarak, Anadolu Üniversitesi’nin bu tür konularla tartışılmasından dolayı rahatsız oluyorum. Kolayca yapılabilecek bir hamlenin bu kadar gecikmesi ve eleştirilmesine rağmen kimsenin bu eleştirileri sallamaması, söylentileri inkâr etmemesini garipsiyorum.

Naci Hoca’yı zaten bir önceki dönemden tanıyoruz. Namzetler içinde güçlü bir yeri olan Prof. Dr. Cengiz Türe’de rüştünü ispatlamış bir isim. Süreçte favori olanlar da onlar. Bunun dışında da yüzlerce namzet olabilir ve dilerim tercih dışarıdan değil içeriden bir isim olur. Ama kim olursa olsun artık acele edin. Daha ne bekliyoruz,  Koskaca Üniversite’yi daha fazla rektörsüz bırakmayın.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar