banner4

04.05.2021, 10:09

Erdoğan’ı itikâf üstünden din düşmanı ilan edemezsiniz!

Ramazanın son 10 gününde itikâf yapma isteği ile olayları provokasyona döken Furkan Vakfı ve üyeleri, Gaziantep’te camiden kolluk kuvvetlerince çıkartıldı.

Kolluk kuvvetlerinden bazı kişilerin biber gazı kullanması büyük bir tepki uyandırdı.

Caminin içerisinde biber gazına başvuran kişiler, Gaziantep Valiliği’nin yaptığı açıklamayla açığa alındığı bildirildi.

Sosyal medya bu konu üstünden ikiye bölündü.

Kimileri bu olay CHP döneminde olsaydı "din düşmanlığı" olarak algılanırdı diyerek, Furkan Vakfı’nın sözde itikâf amacını savunmaya geçti, günümüz iktidarını eleştirdi.

Nereden, nereye…

Dini özgürlük konusunda sergilenen bu taraflı dik duruşu 28 Şubat’ta göstermeyenlerin şimdi itikâf yanlısı olması ve din özgürlüğünü savunan Erdoğan’ı din düşmanı olmakla suçlamaları ne kadar ilginç.

Olabilir tabii ki. 

Her insan hataya düşer, dünya görüşü sonradan değişebilir.

Fakat önemli olan elmayı kimin çaldığı değil çaldırdığıdır.

Bu olay üstünden yapılan savunmalarda da elmayı çalandan çok çaldıran savunuluyor gibi sanki.

Zira elmayı çaldıranın terör örgütlerinin provokasyonluğunu yaptığını bilmeyen yoktur.

Var mıdır yoksa?

Varsın olmasın…

Böylesine basit ve saçma sapan yapılmaya çalışılan bir algı operasyonu üstünde durmaya daha çok lüzum yok.

Ben daha önemli bir sorunun cevabını merak ediyorum.

Peki ya gerçekten samimi duygular ile itikâf yapmak istenirse?.. 

Yaşanılan bu durum bize şunu gösteriyor ki; itikâf yapmak isterseniz, pandemi ve tedbirler gerekçesi ile bu ibadetinizden mahrum bırakılırsınız.

Eğer böyle bir şeye girişir ve provokatif değilseniz kolluk kuvvetlerinin muhtemel nazik uyarısıyla karşı karşıya kalırsınız.

Peki 10 gün boyunca sadece ibadet ile meşgul olmanın tedbirler konusunda ne tür bir ihmali olabilir?

Hatta öyle ki kelime anlamıyla ‘’hapsolmak’’ olan itikâf, Bilim Kurulu’nun tam da yapmak istediği şey değil mi? 

Sosyal mesafenin korunarak ve Furkan Vakfı algısından uzak kalınarak yapılmak istenen  itikâf, belki Sağlık Bakanlığı’nın ve Bilim Kurulu’nun öne sürdüğü tedbirlerden daha faydalı bile olabilir.

Psikolojik olarak bir motivasyon yükselişi söz konusu olabilir. Zaten tedbirlerin maddiyatı zedelediği şu günlerde bırakın insanlar maneviyatlarıyla tecelli olsunlar.

Fakat bakıyorum da yaratan ile yaratılanın arasına korona virüsü sokmuşlar.

Şimdi kalkıp "itikâf evde de yapılır" diyen bir kesim olacak.

Peki siz bu allameciliği Bodrum’da mı kazandınız?

*

HİKMET TAM KAPANMADA MI YOKSA HAVADA MI?

Posta Gazetesi köşe yazarı sevgili Şafak Coştu bir twit atmış: Bugün net bir şekilde anladım ki sadece kapanan benim…

İnsanların tam kapanma sürecinde bile sokakta olmasından dert yanmış.

Hemen Şafak’a bir mesaj attım. Herkesin dışarıda olup, vakaların düşmesindeki hikmeti sordum.

Aldığım cevap ise bir nebze olsun beni eğlendirdi.

"Hikmet bende sanırım. Ben kendimi eve kapadım, vakalar düştü. Meğersem süper taşıyıcı benmişim…"

İçinde bulunduğumuz bu derbeder günleri bir nebze hafifletmek için sizi güldüren insanlarla sık sık diyalog kurmayı unutmayın. 
İnsan, insana muhtaçtır. 

Gerçekten de tam kapanma sürecine girdikten sonra vakalarda bir düşüş olduğunu görüyoruz. 

Şafak’ın da dem vurduğu gibi herkes dışarıda. 

Zaten saat 17.00’a kadar bakkal bahanesi ile herkes bir yerlere gidiyor.

Önceleri romantiklik olsun diye ‘’bakkala diye çıkıp sana gelesim var’’ cümlelerini kullanıyorduk. En azından genç jenerasyon bilir kendi çağının bu aforizmasını. Şimdi ise bakkala diye çıkıp, havaların bu güzel tadını illegal yollarla çıkartıyoruz.

Kısacası öyle tam kapanmış değiliz herkes dışarıda. Buna rağmen halen vakalar düşüyor.

Fakat tam kapanmaya müteşekkir olmamızı gerektiren bir durum olmadığının da altını çizmekte fayda var. 

Sonuç olarak corona virüsünün grip gibi havaların ısınmasıyla, vaka sayısının düştüğü solunum yolu hastalıklarla aynı grupta yer aldığını bilim dünyası söylüyor.

Yani hikmeti yasaklarda aramanın pek bir manası yok.

Öyle ki yaklaşık 11 milyon kişinin tam kapanma sürecinden muaf olduğu ve dolayısıyla bir temasın söz konusu olduğunu hatırlamak gerek. E bu temaslara bakkala diye çıkanlarda dahil oluyor.

Sonra herkes evine dönüyor, yarın tekrardan çıkıyor. Bir devridaim söz konusu. 

Fakat korkmayın.

Şimdilerde ödüllü Mehmet Ceyhan hocamız gibi felaket tellallığı yapmayacağım.

Çünkü bu işin hikmeti havada, doğada.
 

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@