1. YAZARLAR

  2. Kerem Akyıl

  3. Eskişehir’in tabutuna bir çivi de sen çak
Kerem Akyıl

Kerem Akyıl

Yazarın Tüm Yazıları >

Eskişehir’in tabutuna bir çivi de sen çak

A+A-

Eskişehir’de kurulması planlanan termik santrale karşı, kayda değer bir muhalefet oluştu…

Termik santralin kurulmasına karşı çıkanları iki gruba ayırmak mümkün. Birincisi “Termik santrale kayıtsız şartsız karşıyım arkadaş” diyenlerin oluşturduğu grup. Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’u böyle düşünenlerin arasında görüyoruz.

İkincisi ise termik santrale prensip olarak karşı çıkmayan, ancak Alpu Ovası’na kurulmasını istemeyenler oluşturuyor. Yılmaz Büyükerşen, Ahmet Ataç, Utku Çakırözer ve Gaye Usluer gibi isimler de bu ikinci grupta yer alıyor.

Dahası MHP Eskişehir İl Başkanlığı’ndan tutun, İyi Parti’ye kadar diğer siyasal kuruluşlar da ikinci grubun içerisinde. Kendimi de bu gruba dahil ediyorum.

Her zaman söylemişimdir, “Türkiye’nin daha çok AVM’ye, daha çok köprüye değil; daha çok fabrika bacasına, daha verimli tarlalara ihtiyacı var” diye… Zira inanıyorum ki içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntıların nedeni çok tüketip, az üretiyor olmamız.

Enerjiye çok ihtiyaç duyuyoruz. Ben Sayın Büyükerşen’in, ‘Türkiye’de enerji fazlası var’ söylemlerine de katılmıyorum. Ne kadar çok enerjiniz varsa, sanayicinin işi o kadar kolaylaşır. Daha çok fabrika bacası tüter, daha çok tarla sürülür.

O yüzden elektrik santrallerinin hiç birisini elimizin tersiyle bir köşeye itmememiz lazım. ‘Avrupalılar termikten geri dönüyor’ laflarının da ciddiye alınacak bir yanı yok. Bütün Avrupa ülkelerinde termik santraller kuruluyor ve işletiliyor. Ancak Avrupalılar enerji ihtiyaçları için ne insan sağlığını ne de tarımsal üretimi riske ediyor.

Eskişehir’de ise, bizzat sayın Hükümet tarafından ‘tarımsal sit alanı’ ilan edilen Alpu Ovası’na göz göre göre termik santral kuruluyor. Bu uygulama birilerinin iyi para kazanmasını sağlayabilir. Ancak Eskişehirli çiftçiyi ve besiciyi de bitirir.

Dikkatinizi çekerim, “Çiftçiyi ve besiciyi zora sokar” demiyorum, “Bitirir” diyorum…

Kimsenin Mihallıççık’ta uzun süredir faaliyette bulunan ve Neksan Holding tarafından işletilen termik santrale karşı çıktığını görmüyoruz. Yani özetle birilerinin dediği gibi Eskişehirliler “Termike karşı çıkan, CeHaPe zihniyetli, terörist” değillermiş.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de şeker fabrikalarının özelleştirilmesi meselesiyle karşı karşıyayız. Her ne kadar Hükümet, “Kapatmayacağız kardeşim, zarar eden fabrikaları özelleştireceğiz” dese de bu söylemlerin pek ikna edici yanı bulunmuyor.

Daha önceki örneklerinden biliyoruz. Mesela Ankara’da meşhur bir Et ve Balık Kurumu’muz vardı. Özelleştirildi de ne oldu? Daha mı çok et ürettik? Arjantin’den et ithal ediyoruz. Şimdi bu kurumun Ankara’daki binasının yerinde koskocaman bir AVM bulunuyor. Yine Afyonkarahisar’da faaliyet gösteren SEKA’nın yerinde yeller esiyor. Halbuki bu fabrika binlerce kişinin ekmek kapısıydı…

Eskişehir Şeker Fabrikası’nın kapanması on binlerce çiftçiyi çok kötü etkileyecek. Elbette çiftçimiz tarlasını boş bırakmayacak. Ancak şeker pancarı yerine, çok daha ucuz ürünler yetiştirmek zorunda kalacak. Şeker Fabrikası’nda çalışan ve ailelerini geçindiren işçilerden hiç bahsetmiyorum. Ayrıca küspe üretiminin düşmesi de besicilerin zarar etmesine neden olacak. Sanayinin her alanında kullanılan alkol üretimi düşecek.

Alpu’ya Termik Santral kurmak Eskişehir tarımını öldürmek ise, Şeker fabrikalarını özelleştirmek de Eskişehir’in tabutuna bir çivi çakmaktır.

Ankara’da oturduğu yerden ve Eskişehir’in gerçeklerini görmeden karar verenler, kendi partilerine de zarar verdiklerini unutmasın. Zira Termik santrali kurup, bir de üstüne şeker fabrikalarını kapatanlar bundan zarar görmez. Zararı Eskişehir’i kapı kapı dolaşan AK Parti’nin yerel teşkilatı çeker…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.