1. YAZARLAR

  2. Kerem Akyıl

  3. Geldi yine başıma Hakkı Kutlu…
Kerem Akyıl

Kerem Akyıl

Yazarın Tüm Yazıları >

Geldi yine başıma Hakkı Kutlu…

A+A-

Daha önce çok kez birlikte çalıştığım Hakkı Kutlu, hep benim bir üzerimde yer almıştı. Kendisiyle 25 seneye varan bir arkadaşlığımız olsa da, aynı adamın uzun yıllar boyunca altında çalışmak, gerçekten can sıkıcı bir durum.

Her kuşun, vakti geldiği zaman yuvadan uçması gerekir öyle değil mi ama…

Hani adam yine benim üzerime geldi diye kompleks yapmıyorum. Yanlış anlamayın. Ancak üç ay önce Medya Midas’ın başına geçince pek sevinmiştim kendi adıma.

Masama gelen evrakların altında “Yazı İşleri Müdürü Kerem Akyıl / İMZA” yazdığı zamanki duygularımı anlatamam. Hatta bu imza atma işi işin kendime bir dolma kalem bile almıştım. Tükenmez kalemle atılan imzanın, bunun yanında lafı bile edilmezdi.

Ne zaman masama bir imza dosyası gelse, sırtımı dikleştirir kaşlarımı çatar öyle imza atardım. Dolmakalemin tersiyle yazılanları takip eder, sonra gözümü tavanda bir noktaya sabitler, bir an tereddüt ettikten sonra tek kaşımı kaldırarak atardım imzamı.

Yanımda çalışanlar bu tutumu evrak işlerinden hoşlanmadığıma yorar, parmaklarının ucuna basarak makamıma girer, bir an önce sıvışmanın yolunu ararlardı.

İnanır mısınız iki gündür masama tek bir imza dosyası bile gelmedi. Hepsini Hakkı Kutlu’ya götürüyorlar. Gözümle şahit oldum, adam tükenmez kalemle paraf atmakla yetiniyor.

Her neyse… Allah hakkımızda hayırlısını versin.

Hiç unutmam bir ay önce Hakkı’yı makamıma davet etmiştim. Kendisini muhabbetle karşılayıp, elini sıkarken sol elimi omzuna koymayı da ihmal etmemiş, “Hoş geldin Hakkı’cığım” demiştim. Sekreterimize bilerek klimayı açtırmamıştım. Hakkı Kutlu “İçerisi soğuk mu?” dediğinde, “Hemen hallederiz Hakkı’cığım” diyerek şaşkın gözlerinin önünde şöminemi yaktırmıştım. Sesime en karizmatik tonu vererek, “Çocuklar şömineyi yakalım” diye içeriye seslenmiştim. O sırada Hakkı’nın makam odamın sağına soluna bakmasını, “Görmemiş ki çocuk” diye yorumlamıştım. Meğer o sırada odayı nasıl dizayn edeceğini düşünüyormuş.

Söylemeye gerek yok, makam odamı da Hakkı’ya verdiler.

Hani makam – mevki derdinde değilim tabii ki…

Elbette bu konuda Medya Midas’ın imtiyaz sahibi Mehmet Akif Erdem’e sitem edecek değilim. Midas’ta işe başladığım zaman kendi kendime, “Bu işletmede benden daha uzun boylu, daha yakışıklı ve ses tonu benimkinden daha güzel birini çalıştırmayacağım” demiş, bir hafta sonra da Mehmet Akif Bey’in Soner Yüksel sürpriziyle karşılaşmıştım.

Daha bu sürprizin etkisinden kurtulmadan, Hakkı Kutlu geldi başıma…

Sigarayı artırdım şu sıralar; kadehlere dalıp dalıp düşünüyorum. Etrafımdakiler, “Bir sorun mu var Kerem?” dedikleri zaman hemen toparlanıp, “Sorun mu? Ne sorunu? Kim – ne olmuş? Sorun filan yok. Ne olmuş? Bir şey mi olmuş? Deprem mi olmuş? Hemen haber yapalım” diyorum.

Durum budur sevgili okurlarım…

Çeyrek asırlık arkadaşım geldi Midas’a. Zaten ben Hakkı Bey kardeşimi hep çok sevmişimdir… Vallahi çok mutluyum…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum