1. YAZARLAR

  2. Hakkı Kutlu

  3. Gerçekten değerli, imploded önemli
Hakkı Kutlu

Hakkı Kutlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Gerçekten değerli, imploded önemli

A+A-

Prof.Dr. Nabi Avcı’nın, TÜGVA’nın düzenlediği bir etkinlik için Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde olacağını öğrendiğim zaman, dakika tereddüt etmeden orada oldum.

Nasıl olmam?

Neredeyse 25 yıllık bir özlemi giderecektim. Sürekli okurlarım bilir, Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı, benim, yukarıda bahsi geçen okuldan hocamdır. O yüzden kendisine sürekli ‘hocam’ diye hitap ederim, zaten kendisi de ‘hocam’ diye hitap edilmesinden ziyadesiyle hoşlanır, bu hoşnutluk yüzüne yansır. Deneyin isterseniz :)

Nabi hocam, yaklaşık 20 yıl süren öğrencilik hayatımda gördüğüm en iyi öğretmendir. Ayrıntılarını, büyük bir keyifle, defalarca anlattığım için sürekli okurlarımı sıkmamak için tekrarlamıyorum. İlgilenen olursa o yazılarımı paylaşırım…

Bahsettim ya, kaçırılmaz fırsattı Nabi Hoca’nın dersinde bulunmak…

Cem Yılmaz, CMYLMZ gösterisinde şovunun tekniğini anlatırken, “Özellikle on değişik koldan anlatırım ki hikayemi, insanlar yabancılaşmadan gülsünler. Sonra da çıktıklarında esprileri hatırlayamayıp hiçbir şey anlatamasınlar” der…

Nabi hocamızın dersleri de böyleydi. Eskiden, 25’er dakikalık bölümler halinde, konuyu daldan dala atlatarak, on değişik koldan anlatır, ders bitiminde (tıpkı Cem Yılmaz’ın gösterilerinde olduğu gibi), zihnen ferahlamış, aydınlanmış ve gelişmiş olarak bulurdunuz kendinizi, ancak ‘ne anlattı’ diye sorulduğunda, söyleyecek hemen hiçbir şey bulamazdınız.

Yine aynı taktiği uyguluyor, ancak tek fark, artık bölümleri 3’er dakikalık periyotlarla değiştirip sonra bağlayacağı yere geliyor…

O yüzden size şimdi burada uzun uzun Nabi hocamın, dersinde anlattıklarını saymayacağım…

Ancak, ‘siyaset’ sözcüğünün ‘seyis’ ile aynı kökten geldiğini öğrendim, oradan yürüyerek söylemeliyim ki, iyi siyasetçi ile kötü siyasetçi arasındaki farkı artık “biri atı yönetir, diğerini at yönetir” olarak özetleyebilirim gönül rahatlığıyla…

‘Niçin siyaset yapılıyor, siyasete neden girilir’ yargılarından hareketle anlatımlarını güzelleştiren Nabi Avcı, bir ara, Çetin Altan’ın ‘önemli ve değerli insan’ tanımlamasından yola çıkarak, siyasetçilerin önemli kişiler olduğunu, ancak hem önemli hem de değerli insan olmak için başka hasletlere de sahip olunması gerektiğini anlattı. “Hocalık” kavramını da buraya bağlayarak, “Hoca isen zaten değerlisin, tercihen önemli olmak isteyenler de olacaktır, o da güzel. Ancak konumun gittikten sonra kendini kötü hissetmemelisin. Uğraşın, birikimin, bir odada 24 saati tek başına geçirebilecek özelliklerin varsa sıkıntı yok. Aksi durum yıpratır insanı” diye özetleyebileceğim uyarıları yaptı, sadece önemli olmayı yeterli gören kişilere…

Bir Türkmen türküsünü okuyarak…

“Ben sana gözüm demem, tane düşer kör olur.
Ben sana gülüm demem, gülün ömrü er olur.
Ben sana derviş demem, post giyer abdal olur.
Ben sana reyhan demem, yaprak döker dal olur.
Ben sana paşa demem, tahttan düşer azl olur,
Ben sana beyim derim, beyler daim bey olur.”

Öyle bir gönderme yaptı ki popüler siyasetçilere, evlere şenlik…

“Ben hocayım, o yüzden hocalık da bey’lik gibi her daim sürer” diyerek bir de ‘altını çizdi’ mesajının…

Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan başta olmak üzere o kadar çok ‘profesör’ vardı ki derste, birçoğu Nabi hocanın eski çalışma arkadaşı ya da öğrencisi, onların ‘siyasete heves etmemesi’ konusunda yaptığı vurgu ile biraz da ‘siyaset ve siyasetçilere’ yönelik genel geçer eleştirilerle dalga geçmek adına ‘siyaset yapayım derken kendini kaybetmeme’ konusuna bir hayli vurgu yaptı

Bir ara tepki gösterdim: “Böyle konuşursanız, benim gibi; üretken, çalışkan, şehrinin ve ülkesinin sorunlarıyla dertlenen insanların siyasete girmesini isteyenleri engelliyorsunuz. Yapmayın rica ediyorum…”

Siyaseti kötülemediğini, siyaseti kökten yapmanın, layıkıyla yapmanın faziletlerini anlatmak istediğini, ancak siyasete, kendisi gibi ‘dışarıdan bakabilen’ insanların da lazım olduğunu söyledi ve gönlümü aldı bir güzel…

Bir ara, İran-Irak savaşı için bir heyetle İran’a gittiğinde, kendilerini yolda gören herkesin, “This warm is imploded” yani, “İran bu savaşa çekildi, zorlandı” dediğini anlatmıştı ki, kendisine öğrencilerden birinin sorduğu “Peki siyasete neden girdiniz öyleyse” sorusuna da “Benimkisi imploded” diyerek konumunu bilmeyenlere de net bir açıklama yapmış oldu…

Tabii ki, dünya çapında bir entelektüel olan Nabi Avcı, sadece biz öğrenci ve okurları için değil, kendisi gibi entelektüel seviyesi tavan yapmış kişilerce de ‘değerli’dir…

Orası kesin…

Siyasetin mutfağından, vitrinine çıktıktan sonra ‘imploded’ da olsa ‘önemli’ oluşunu, ben, kendisi için değil, ancak, biz siyasetin kalitesini arş-ı âlâda görmek isteyenler için büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum…

Nabi Avcı 40 yıldır değerli…

Bundan sonra da öyle olacak…

Sadece ‘önemli’ olduğu için caka satanlara inat, artık önemli de oldu bir de üstelik…

https://www.medyamidas.com/nabi-avci-anadolu-universitesinde-1788h.htm

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum