İtibar Araştırmaları Merkezi olarak da bilinen Repman’ın, 2007 yılında itibar araştırmaları forumu olarak iş dünyasını, sivil toplum camiasını ve akademik çevreleri itibar yönetimi bağlamında bilgilendirmek amacıyla kuruculuğunu üstlenen Salim Kadıbeşegil, kariyer yolculuğunu kendi ifadeleriyle şöyle anlatıyor: “50 yıldır iletişim dünyasının içinde bir şeyler yapma gayretinde olan biriyim. Gazetecilikle başlayan, halkla ilişkilerle devam eden; ardından stratejik iletişim kavramıyla tanışıp kurumsal iletişim aşamalarını yaşadığım ve son olarak da itibar yönetimi kavramıyla hayatımın geri kalanına devam ettiğim bir kariyerim oldu. Bununla birlikte, ekolojik yaşama duyduğum hassasiyet nedeniyle Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin de üyelerinden biriyim.” Kadıbeşegil, İletişim Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin merak ettiği soruları içtenlikle yanıtladı.
“İtibar yönetiminin dört temel sütunu var”
Bugünün anlam ve önemine dair görüşlerinizi almak istiyoruz, düşünceleriniz bizim için önemli…
Bugün itibar yönetiminin çerçevesine ilişkin genel bir bilgilendirme yapmaya çalıştım. Bu kapsamda, itibar yönetimi kavramının dört temel sütunu olduğunu vurguladım. Bunlar; etik ve adil olmak, şeffaflık, sorumluluk ve hesap verebilirlik. Konuşmamda Türkiye’den ve dünyadan, bu dört kavramın karşılığı olabilecek davranış örneklerine yer verdim. Ayrıca itibar yönetiminin ölçümlenebilir bir kavram olduğunu; özellikle iş sonuçlarını nerelerde ve nasıl etkilediğini, kültür ve değerler üzerine inşa edilen bu yaklaşımın hayatın içinde nasıl karşılık bulduğunu çeşitli araştırma örnekleriyle aktardım. Dinleyicilerimi bilgilendirebildiysem ve mutlu edebildiysem ne mutlu bana.
“Etik ve adil olmak itibarın başlangıç noktası”
İtibar yönetiminde bugüne kadar sizi en çok etkileyen deneyim nedir?
Davranışsal ve etik açıdan doğru işler yapıyor olmak ve bunun karşılığında, kendi dünyamızda etik ve adil olma duygusunu yaşattığımız ortamlar oluşturmak, itibar yönetiminin başlangıç noktasıdır. Üretirken, satarken, yaşarken ve ilişkileri sürdürürken etik ve adil olma meselesine nereden baktığımızın görülmesi gerektiğini söyleyebilirim.
“Repman itibar farkındalığını artırmak için kuruldu”
Repman’ı kurarken hedefiniz neydi ve bugün geldiği nokta sizi en çok nasıl gururlandırıyor?
İtibar yönetimi farkındalığını artırma amacıyla bir arayış içindeydim. İş dünyasında, sivil toplumda ve akademik alanda itibar kavramına ilişkin çalışmaların bilimsel araştırmalarla desteklenmesi gerektiğini düşündük. Bu düşünceden hareketle bir merkez kurma fikri ortaya çıktı. Merkez bünyesinde araştırmalar yapıyor, bu araştırmalara dayalı olarak alanında uzman isimleri bir araya getirdiğimiz forumlar düzenliyoruz. Bu sayede 17 yıldır sürdürülen, karşılığı ve değeri olan bir çalışmayı yürütüyoruz.
“Akademik dünyada yoğun şekilde kullanılıyor”
Günümüzde Repman gibi merkezler akademik dünyayı nasıl etkiliyor?
Yaptığımız araştırmalar, başta öncü üniversiteler olmak üzere birçok üniversitede akademik çalışmalarda yoğun biçimde kullanılıyor. Bilimsel makaleler hazırlanırken çalışmalarımız kaynak olarak gösteriliyor. Bu durum, akademik dünyanın itibar yönetimi alanına ciddi bir ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor.
“Geçmişte itibar yönetimi yoktu”
İtibar yönetiminin geçmişi ve bugünü arasında nasıl bir tablo görüyorsunuz?
Geçmişte itibar yönetimi kavramı bu şekilde tanımlanmıyordu. Ancak günümüzde bu konuda niyetli olan şirketler bulunuyor. İtibar yönetimi kavramı, iş dünyasının gündemine 1990’lı yıllardan itibaren girdi. Öncesinde bazı uygulamalar vardı ancak kavramın kurumsallaştırılması, ölçümlenmesi ve araştırmalarla desteklenmesi zaman aldı. Yaklaşık 30 yıl içinde adım adım bugünkü noktaya gelindi.
“Akademi ve sektör buluşmaları çok etkili”
İletişim buluşmaları gibi etkinlikler akademi ve sektör ilişkisini güçlendirme konusunda sizce ne kadar etkili?
Bu tür buluşmaların son derece etkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu etkinliklerde yalnızca bilgi paylaşımı yok; gerçek bir etkileşim, ilişkilerin yönetilmesi, aydınlanma ve kendimizle hesaplaşma da var. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, buradan kendimle ilgili ceplerimi doldurarak ayrıldığımı söyleyebilirim.




