1. YAZARLAR

  2. Soner Yüksel

  3. Kesikbaş ESO'ya Aday
Soner Yüksel

Soner Yüksel

Yazarın Tüm Yazıları >

Kesikbaş ESO'ya Aday

A+A-

 

Bilmem kaç ülke gezmiş, bilmem kaç dil bilen başarılı bir iş adamı, sanayicisiniz. Birkaç farklı kolda üretim yapıyor ve elinizi attığınız her işte “maşallah” denecek kadar harika sonuçlar almışsınız. Markalaşma nedir ders verecek seviyeye gelmiş, ihracat konusunda rakiplerinize staj yaptıracak kadar olaya hâkim olmuşsunuz.

Haliyle iyi kazanıyor, yeni yatırımlar yapıyor ve büyümeye devam ediyorsunuz. İşler iyi, güzel, ala ve neredeyse risksiz bir şekilde hayatınız devam ediyor.

Sonra sanki işiniz, gücünüz yok gibi kalkıp başka uğraşların, şehrin, şehre ait sanayinin falan derdine düşünüyorsunuz.

Mesainizi kendi işinizden çok Sanayi’nin gelen sorunlarına, çözümlerine, projelerine ayırıyor ve önümüzdeki yıllarda da böyle olacak diye mesajlar veriyorsunuz.

Ucunda kaybetmek de olsa bir tüzel kişilik, bölge ya da oda seçimine giriyor, zaman, para harcamaktan çekinmeyip, iddialı, çözüme yönelik, hedef olan iddialı açıklamalar falan yapıyorsunuz.

Deli misin? Divane misin diye sorarlar Adama?

Hayaller kuruyor, tebessüm ediyor, söylerken bile yüzü gülüyor. Bir de sakin sakin yapıyor bunları.

İşin mi yok, git işine harca enerjini, sana ne başkalarından?

Şehir ve Ülke ihracatını artırmayı hedefleyen başka adam kalmadı mı?

Dertsiz başına dert alacağına, sen ülke ülke gez, kendi işine odaklan, kazancına odaklan, haksız mıyım?

Bunun gibi  563 soru daha eklerler ardına.

Çünkü bu tür makamlar genelde bu kadar başarısı olmayan, imkânı olmayanların, böyle bir makam, itibar ve güç kazanmak için talip olduğu tüzel kişiliklerdir. Çok nadirdir kendisi belli bir statüde olup da böylesi işlere kafa yormaya kalkışan, dert edinen. Koltuktan güç almak yerine ona güç katma derdinde olan. 

Bu yüzden ESO seçimlerine aday olan, profili, hedefleri, kişisel donanımını anlamak için yarım saat dinlemenizin yeterli olduğu Celalettin Kesikbaş’ın deli ya da divane olduğunu düşünüyorum.

Rahatını bozmak için neden bu kadar çaba harcıyor, Eskişehir gelişsin diye niye bu kadar ısrarcı anlamak mümkün değil.

Çoğumuz bunu yapmazdı. İtiraf edeyim bende yapmaz, keyfime bakardım.

Acı ama gerçek, Bazı örnekler dışında, milletçe düşünce sistematiğimiz böyle ilerliyor. Bu yüzden yapmazdık. 

O Yaptı, muhtemelen ilerleyen yıllarında yaşayacağı keyif, rahatlık, güzel zamanları da ipotek ettirdi bu seçimle birlikte.

O yüzden diyorum ya deli, ya divane …

Ama şunu da ekleyim, deli divane olanların delice fikirleri, enerjileri ve hırsları olmasaydı. Bugün şehir olarak da, ülke olarak da, üretim olarak da hala matbaanın gelişini bekliyor olur, dünya düz zannederdik. Çünkü milyonlarca akıllının, zekinin, başarılının içinde farklı olanlara ihtiyacımız var.

Önceki ve Sonraki Yazılar