1. HABERLER

  2. PATİLER

  3. Kucağımızda ölmesinler!
Kucağımızda ölmesinler!

Kucağımızda ölmesinler!

Asarcıklı Caddesi’nin büyüsüne kaptırdınız mı kendinizi? Sizi bilmeyiz ama Sumak adında bir köpek, Asarcıklı’yı mesken edinmiş kendisine. Her köpek farklıdır ama Sumak bambaşka… O vardiyalı bir işçi.

A+A-

Nazlı KILIÇ – Bu harika caddede boylu boyunca yürüyünce ortamın sıcaklığına kendinizi bırakıyorsunuz. Önünden geçip gittiğiniz onlarca dükkân var, sizin için yalnız bir dükkân olabilir ama burada onlarca hayvan kendisine yuva bulmuş. Karınları doyurulmuş. İşte Sumak köpekte onlardan yalnızca biri. Caddeyi ortaladıktan sonra durmalısınız. Orada boya kokan küçük bir malzeme dükkânı ile karşılaşacaksınız. Neden durmalısınız biliyor musunuz? Çünkü bu boya kokan küçük dükkânda, 65 kiloluk dev bir çocukla karşılaşacaksınız. Dükkânın dörtte birlik bir kısmını miskin havasıyla ve koca bedeniyle dolduruyor. Bu sevimli çocuğun birde hikayesi var elbette. Dükkân sahibi Burak Mavi onu hayatının en zor dönemlerinden birinde kurtarıp, ona yeniden hayat vermeyi başarmış.

Sumak’la tanışmanızın bir hikayesi var mı?

Bir grup hayvan sever arkadaşımız Sumak’ı uyuz olduğu ve kemiklerinin sayıldığı bir dönemde kurtarmış. Hali bizi çok üzdü, kapımızın önü diye tabir ettiğimiz alanda bir canı kurtarmak istedik. Tedavileri tamamlanınca bir şekilde burayı kendine mesken tuttu. Kapımızın önünden ayrılmaz oldu. Onun tok olduğundan emin olmakta en büyük sorumluluğumuz haline geldi. Bir yıl boyunca dükkân kapısının önünde yattı. Korkmuş demek ki bu köpek. İçeri girdiremedik ne yaptıysak, depolarda yuva bile yaptık bana mısın demedi. Kış boyunca battaniye ile ısıttık. En son kapının önüne attığımız bir paspasa serili verdi, paspası sahiplenince içeri sokabildik. O gün bugündür Sumak bizim dükkânın köpeği haline geldi.

Çevrenizden, esnaftan ve müşteriden nasıl tepkiler aldınız?

Siz hayvan sever olunca bir şekilde çevreniz de hayvan sever insanlarla doluyor. Bu bağlamda yakın çevremizin rahatsızlığı olmadı. Bu durum birçok kişinin memnuniyeti ile sonuçlandı. Esnafa gelince bunu özellikle belirtmek isterim Asarcıklı’nın esnafı son derece hayvan severdir. Kuşları besleriz, kedi köpek tedavi ederiz. Bir çoğumuzun dükkanına girip çıkan kediler köpekler vardır. Hatta şu an benim dükkanımda bir kedi doğum yaptı, bir sürü yavrumuz oldu. Biz bu konuda çok hassasız. Yaralı güvercin bulup tedavi eder, sonrasında hep birlikte uçururuz. Böyle insanlarla iç içe olmak büyük şans. Müşteriler ise tam bir karmaşa. Bunu onaylayan da oluyor, dükkâna girmek istemeyen de. Sevene saygımız varsa korkana da saygımız var, müşteri kaybını göze alarak Sumak’ı kabul ettik zaten.

Eskişehir’i hayvan sever buluyor musunuz? Yapılan faaliyetler sizi tatmin ediyor mu?

Eskişehir’in çok büyük bir kısmı ciddi hayvan severdir. Sokaklardaki tombul hayvanları fark etmemek imkânsız.  Bunun yanında çok küçük bir kısım var bu görüşe aykırı olan. Onlar da zaten suya sabuna dokunmazlar. Bu tipler için yapacak bir şey yok da yapılan iyi şeyleri sabote etmeye çalışanlar ciddi can sıkıyor. Yapılan kulübeleri bozanlar, sokaktaki su kaplarına izmarit atanlar. Her biri bir hayvan düşmanı. Bizim en büyük tepkimiz bunlara. Özellikle şunu da belirtmek isterim üniversite gençliği de hatalı tavırlar sergiliyor. Hevesle alınıp sokakları boylayan o kadar çok köpek var ki. Daha geçenlerde bir tanesi kucağımızda öldü, bizim derdimiz hayatta kalsınlar onların son şansıysak bir nefes olalım, kucağımızda ölmesinler.

Sumak’ın günlük bir rutini varmış, neler yapıyor Sumak?

Sumak çok akıllı bir köpektir, sabah açılış saatimizi bilir o saatte burada olur. Akşam çıkarken de anahtarın sesiyle çıkışa yönelir. Biz kapadıktan sonra da ya polis memurları ile gece nöbeti tutar ya da taksicilerin yanında sabahlar. Bu kadar her şeyin bilincinde olması hem çok eğlenceli hem çok şaşırtıcı. Bu durum bir de onların da bir hayatı olduğunu gösteriyor bizlere. Kendimiz dışında bir hayat olduğunu da fark edelim. Ayrıca son olarak şunu da belirtmek istiyorum, sokakta aç veya yaralı bir hayvan görürseniz lütfen acelem var bir başkası yardım etsin demeyin. O hayvanın yüzde doksan dokuz son şansısınız çünkü. Bu şekilde bir hayvanın ölümüne izin verip insanlık sınavından kalmayalım.

 

İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler