1. YAZARLAR

  2. Soner Yüksel

  3. MADEM ÇOK ÖNEMLİ...
Soner Yüksel

Soner Yüksel

Yazarın Tüm Yazıları >

MADEM ÇOK ÖNEMLİ...

A+A-

Eskişehir, çok partili hayata geçişten bu yana tüm seçimlerde stratejik bir rol oynadı. Bazen bir sonraki seçim için nirengi noktası oldu. Bazen Türkiye’nin aynası oldu. Ama çoğunlukla mevcut iktidarın gücüne muhalefet edebilecek emniyet tedbirleri aldı ve muhalefetten yana tavır gösterdi.

Son yıllarda “Sosyal demokratların kalesi” diye anılsa bile, Eskişehir herhangi bir kalıba, ideolojiye sığmayan, demokrat düşüncenin daha ağır bastığı bir şehir dersek daha doğru bir tanım olur.

Bunu, özellikle belirttim. Zira 24 Haziran tarihinde yapılacak seçimler Ak Parti’den ziyade CHP’nin geleceğini derinden etkileyecek bir seçim. Özellikle CHP’nin son yıllarda Eskişehir için çok iddialı olduğunu düşününce buradan çıkacak sonucun her zaman ki hedeften daha büyük olması gerekiyor.

CHP, Eskişehir’de standartların üstünde bir çıkış yakalayamaz, Ak Parti ile arasındaki makası çok geniş bir şekilde açamaz ise "Türkiye’de seçimi kazandım" diyebilmesinin imkânı yok.

Bu yüzden bu seçimde CHP’nin aday belirleyici isimleri, diğer seçimler gibi hatıra binaen, kişisel ilişkiler ya da Genel Merkez tavsiyeleri ile değil, çok ince hesaplar yaparak hareket etmek zorunda.

Aday olması muhtemel isimler parti kültürüne tâbi, insanlarda karşılığı olan ve parti dışından oy çekebilecek isimler olmasının yanı sıra bir esnaf gibi insanlara dokunabilen, samimi ve rüştünü ispat etmiş isimler olmalı.

Üst düzey protokolü bilen, ilişkileri ve süreci kriz halinde bile yönetebilecek isimler de lazım. Tabanın dilini konuşacak, üst perdeden olmayan isimlerde.

Tarlada çalışan işçinin yanında kurduğu bağdaş, sırıtmayan; oturduğu bir köy sofrasında çatal bıçakla kibar kibar yemek yerken, "sizi anlayabilirim" gibi karşılıksız cümleler kurmayacak; fotoğraf karesine girme derdinden ziyade,  fotoğraf karesinden kaçarak, daha önce dokunulmamış yerlere ezelden beri dokunmayı başarmış, gerçekten halkçı isimlere ihtiyacı var CHP’nin.

Asık suratlı, el sıkmaktan şikayetçi, tabanın sempatisinden uzak isimlerle ya da sadece icazet alarak garanti yeri düşleyenlerle bu işten başarılı çıkmanın mümkün olmadığı daha önce tecrübe edildi. Aksine yıllardır CHP’nin yapması gereken bu teması ve samimi olma becerisini kimileri düğün, cenaze diye al aşağı etmeye çalışsa bile iktidar partisi mensupları başarıyla yerine getirdi.

Hele ki bu seçimde Dündar Ünlü, ve muhtemelen Mustafa Destici gibi güçlü isimlerle yarışılacak iken sanırım CHP’nin fantezi lüksü yok.

Bu durumu karşılayacak ağırlıkta ve samimiyetle karar verilecekse inanın bunu bulmakta zorlanmayacak isimleri var CHP’nin.

Engin Çakmak bu yüzden listeye cuk diye oturan, doğru bir tercih olarak algılandı. Ardından listeye dahil olacak isimler de aynı kıstasları karşılamalı. "Bunu örgüt seviyor, bunu örgüt sevmiyor" diye bir lüksü yok CHP’nin ya da karar vericilerin. Oylar nasıl olsa partiye gidiyor diye eski bir yanlış tanımlamayı kimse yapmamalı. Bu iktidar partisi için geçerli olabilir ama CHP’de hükmü olmayan bir durumdur.

Bir de vatandaş oy vermeye gittiğinde belli ki Cumhurbaşkanlığı tercihi ile milletvekili tercihini aynı potada eritmeyecek, toptancı bir yaklaşımla hareket etmeyecek. Bunu da düşünürsek ortaya çıkacak sonuç bizi yine yukarıda ifade etmeye çalıştığımız aday profillerine doğru itiyor.

Bu, "siyasetin ötesinde bir seçim", bu, "herkese dokunacak önemli bir tercih", bu,"belki de son seçim" diye 24 Haziran tarihini kodlayanlar, gerçekten söyledikleri ehemmiyetle yaklaşsınlar konuya.

Yoksa ortaya çıkacak sonucun faturasını bu kez kendileri öder.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar