1. YAZARLAR

  2. Soner Yüksel

  3. Önyargıları Parçalamak ...
Soner Yüksel

Soner Yüksel

Yazarın Tüm Yazıları >

Önyargıları Parçalamak ...

A+A-

Yıllardır yazdığım yazı ve yaptığım TV programlarında Saadet Partisi’ne dair olumlu görüşlerimi çok kez belirttim. Bunu öylesine, laf olsun beri gelsin diye değil, gerçekten inandığım için söyledim.

Belki dışarıdan anlamak zor ama biraz tanıyıp, sohbet eden ve gerçekten samimiyetlerini gören herkesin de aynı şeyi söyleyeceğine inanarak dile getirdim.

O dönem bazı meslektaşlarım, dostlarım bana hak verirken, karşı çıkan ve önyargıları ile sözüm ona bana garip yakıştırmalar yapanlarda oldu.

“Mütedeyyin olmayan, aşırı muhafazakâr olmayan insanların SP ile ne işi olur?” minvalinde cümleleri sıkça duydum.

Hem yıllardır Eskişehir’de SP’nin yükünü çeken Fesih Bingöl’ün şehir ve dünya gerçeklerine bakış açısı, önerileri hem de o dönem genel başkanlık görevinde olan Mustafa Kamalak’ın samimi söylemleri; bana göre kayda değerdi.

Gelelim bunları neden yazdığıma…

Malumunuz son günlerde ülkenin dört bir yanında Temel Karamollaoğlu ismi popüler olmaya başladı. Son olarak da SP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak 24 Haziran’da seçime gireceğini öğrendik.

Karamollaoğlu ile ilgili özellikle daha önceden önyargılı olan kesimler, bu yargıları kırıp SP’nin ülke gerçeklerine bakış açısını, söylemlerini, önerilerini görüp, tüm bunları hem şaşkınlık hem de hayranlıkla karşıladığını belirtmeye başladı.

Yine önceki zamanları bilmeyen, yakından takip etmeyenler de SP’yi değişmekle, sola yatkınlaşmakla suçlamaya başladı.

Ben ise Saadet Partisi’nin takdir edilen bu görüşlerini bugün keşfedenlere “Günaydın

Bugün keşfettiği için sola yattı, eksen değişti zannedenlere de ”Yuh artık” demek istiyorum…

Velhasıl kelam öyle ya da böyle bu ülkede SP’nin ciddi bir potansiyele sahip olduğunu, önümüzdeki seçimlerde belirleyici bir misyona sahip olduğunu artık herkes biliyor.

Bu yüzden 24 Haziran süreci sadece barajı aşan kitle partisi diye sunulan partilerin değil, mecliste sandalyesi olmayan ama potansiyeli çok yüksek Saadet Partisi ve diğer partilere gönül verenlerin oy tercihi ile şekillenecek.

Bu yüzden Saadet Partisi potansiyeli ile çok stratejik noktada. Potansiyeli bugün keşfedenler, özellikle çözüm önerileri konusunda “ben dedim, o yaptı” diye dolaşanlar bir parça geçmişe gitsinler. Seçim dönemlerinde SP’nin vaat kitapçıklarını da bir zahmet azıcık kurcalasınlar. Belki onlara göre sürpriz sayılabilecek şeyler çıkabilir karşılarına.

İşte tam da bu yüzden hazırlanan listeler çok daha dikkatli olmalı. Yapılacak ittifakın ve bu ciddi potansiyelinde eğilimlerine dikkat edilmeli. Altın yumurtlayan tavuk gözüyle bakılmadan, bazı hassasiyetler göz önünde bulundurularak iş birliği yapılmalı.

Bir de Einstein’ı sık sık hatırlamalı. “Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan daha zor” sözüne bugünler de sık sık ihtiyaç duyduğumuz için..

Önceki ve Sonraki Yazılar