<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Medya Midas</title>
    <link>https://www.medyamidas.com</link>
    <description>Medya Midas - Eskişehir'den dünyaya... Gerçek haberin peşinde...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyamidas.com/rss/yorum" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 04 May 2026 11:16:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/rss/yorum"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-54</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-54" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-54</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Sep 2024 16:14:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/09/ismet_suder_yazdi_h39656_d7e3c.jpg" type="image/jpeg" length="99592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-53</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-53" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorsunuz <strong>Yılmaz Büyükerşen</strong> nöbet değişimi diyerek ,Büyükşehir belediye başkanlığını <strong>Ayşe Ünlüce</strong>'ye seçimle devrettikten sonra, CHP genel merkezi tarafından CHP’li belediyeler arasında koordinasyon sağlamak amacıyla, yeni bir düzenlemenin başına getirildi.</p>

<p>Türkiye’de ilk defa uygulanacak böyle bir teşebbüsün zorluğu ortada.</p>

<p>CHP'nin efsane genel sekreteri <strong>Önder Sav</strong>, belediye başkanları için der ki: "<strong>Belediye başkanları aday adayı iken kuzu, aday olunca kurt, seçildikten sonr aslan kesilirler</strong>“…</p>

<p>Genelde böyle olduğunu düşünürsek <strong>Yılmaz Hoca</strong>’nın işinin hiçte kolay olmadığını görürüz.</p>

<p>Zaten kitabi bir kaide koyamayacağınız gibi, her birisi ayrı karakterdeki belediyeleri aynı kurallara tabi kılamazsınız.</p>

<p>Bir de <strong>Önder Sav</strong>’ın esprisini işin içine katarsak, bu koordinasyon işinin zorluğu ortaya çıkar.</p>

<p>Bizim söylediklerimiz bilinmeyen şeyler değil. Bir de <strong>Hoca</strong>’nın bilgisi ve yaratma ustalığı göz önüne alındığında reformist bazı şeyleri beklemek daha doğru olacaktır.</p>

<p>Biz esas ana konumuza gelelim...</p>

<p>Biliyorsunuz ülkemiz bu aşamada, özellikle ekonomik olarak çok zor günlerden, aylardan geçiyor. Emekli dertli, emekçi dertli, memur dertli, çiftçi dertli...</p>

<p>Dertli olmayan tahminen yüzde 15-18 civarında bir tabaka var.</p>

<p>Dertli tabakanın başında gelen çiftçimiz feleğini şaşırmış durumda.</p>

<p>Kavun, karpuz, domates para etmeyince, hiç olmazsa toplama parası vermemek için ürünü tarlada bıraktı.</p>

<p>Bazıları hayrına dağıttı, bazıları hayvan yemi yaptı, bazıları da protesto için sokağa döktü.</p>

<p>Bir tarafta ürünler bu şekilde heba edilirken, marketletde ve pazarlarda etiket fiyatları can yakıyordu.</p>

<p>İktisat’ta arz ve talebin kesiştiği yerde fiyat oluşur diye bir kavram vardır. Burada arz var, talep de var ama arz ve talebi buluşturamayanlar var..</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşte biz de diyoruz ki; <strong>Yılmaz Büyükerşen</strong> hocamız isterse bu işi koordine eder..</p>

<p>Nasıl mı?</p>

<p>Şu durumda Türkiye’de belediyelerin çoğu CHP'de.</p>

<p>Hallerin denetimi de belediyelerde.. Üreticiye cesaret versin, destek versin, spekülatif olayların önünü kessin, belediye şirketleri aracılığı ile mi olur, kooperatifler mi olur artık orası<strong> Yılmaz Hoca</strong>’nın hünerine kalmış bir şey..</p>

<p>Üreticiden tüketiciye arz etmek gerekir diyorsak ve iktidara talip olan sosyal demokrat bir partinin ekonomi politikasının bir ön adımı olabilir mi acaba?</p>

<p>Hükümet olunduktan sonra bu işlerin organizasyonu daha kolay olacaktır mutlaka.</p>

<p>Üretim bölgelerinden, tüketim bölgelerine aktararak önemli bir hizmetin ortaya çıkmasını sağlamak <strong>Yılmaz Büyükerşen</strong> hocaya yakışır diye düşünüyoruz...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-53</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Sep 2024 21:15:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/09/ismet_suder_yazdi_h39583_ac407.jpg" type="image/jpeg" length="57695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-52</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-52" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-52</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 16:56:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/09/ismet_suder_yazdi_h39517_2e41e.jpg" type="image/jpeg" length="33240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-51</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-51" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP'de göreve başladığımızda merkez ilçeler henüz ayrılmamış, üye yapılanması <strong>merkez ilçe yönetimi</strong> tarafından organize ediliyordu.</p>

<p>İl yönetimleri ile merkez ilçe teşkilatı arasındaki uyumsuzluk bir takım sıkıntıları beraberinde getirmişti.</p>

<p>Neyse, biz ilk iş olarak üye yapılanmasını ele aldık..</p>

<p>Şöyle ki; 10.000 rakamına yakın üye yapılmış, bunun neredeyse yarıya yakını <strong>naylon üye</strong> vasfında idi.</p>

<p>Üyeler 15-20 kişi, bazen 40-50 kişi aynı adreste ikamet ediyor gözüküyor, telefonlarına ulaşmak mümkün olmuyordu.</p>

<p>Merkez ilçe yönetimindeki arkadaşlarımızla müşterek toplantılar yaparak bu yapılanmayı hakiki mecrasına çekme kararı aldık.</p>

<p>Yapılan üyeyi hemencecik silmek mümkün değil yasal olarak..</p>

<p>Ancak;<br />
     -Ya kendi serbest iradesi ile istifa edecek,<br />
     -Ya disiplin kurulu kararı ile ihraç edilecek,<br />
     -Ya da vefat edecek..</p>

<p>Biz merkez ilçe yönetimi ile uyumlu ve samimi bir şekilde hareket ederek bu naylon üyelerin çoğunu temizledik.</p>

<p>Kendini solda ve sosyal demokrat olarak ifade eden partilerde üyeliğin çok <strong>kıymetli</strong> olması esastır. Gerçekten sağlam, nizami bir örgüt yapılanmasını tesis ettirmek istiyorsanız bu üye yapılanmasını sağlamak için ince eleyip sık dokuyacaksınız.</p>

<p>Biz görevi bıraktıktan sonra duyduk ve gördük ki minibüsleri halk pazarlarına çekmişler, işportadan üye yapıyorlar.     </p>

<p>Bugün yine duyuyoruz ki, çarşıda stantlar kurarak ve genel başkan da dahil olmak üzere partiye üye çağrısı yapmaktalar.</p>

<p>Sevgili arkadaşlarım, kardeşlerim bu yol yol değildir.</p>

<p>Geçmişte yakın tarihte DYP, ANAP gibi partiler binlerce üye kaydettiler, gün oldu üye sayısı kadar oy alamadılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ön seçim yapacaksanız bu yığınlarla <strong>hak, hukuk, adalet</strong>’i sağlayamazsınız.</p>

<p>Siyaseti almak için değil, vermek için yapmak isteyenlerle yaparsanız, bugün toplumun vicdanını rahatsız eden <strong>kıyak milletvekili emekliliği yasasını</strong> çöpe atacak milletvekilleri gönderirsiniz. <br />
   <br />
Birkaç gün sonra CHP'de <strong>Tüzük Kurultayı</strong> var.. Yıllardır, aylardır, günlerdir beklenen. Umarız dağ fare doğurmaz.</p>

<p>Aslında anketler, toplantılar falan yapmaya gerek yok. İstenen ve beklenen belli. Tüzüğü yazmak değil, uygulanabilir hükümlerin olması gerekir. </p>

<p>Şimdi tüzük komisyonu falan kuracaklar kurultayda…</p>

<p>Bence komisyona gerek yok.</p>

<p>Otursunlar, eski CHP kültürü ile yoğrulmuş efsane önceki genel sekreter <strong>Önder Sav</strong> ve <strong>Kazım Kurt </strong>tartışılmaz tüzük hazırlayıp sunarlar…</p>

<p><strong>Yeter ki istensin... </strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-51</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Sep 2024 00:55:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/09/ismet_suder_yazdi_h39470_ca4f8.jpg" type="image/jpeg" length="97594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-50</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-50" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-50</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Jun 2024 13:53:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/06/ismet_suder_yazdi_h38919_a4591.jpg" type="image/jpeg" length="38128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-49</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-49" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Futbol Şampiyonası grup maçları tam gaz devam ediyor.</p>

<p>Milli Takımımız grubunda bir galibiyet, bir mağlubiyet alarak ikinciliğini sürdürmektedir.</p>

<p>Çarşamba günü Çekya milli takımı ile yapacağı maçta bir beraberlik bile alsa tur atlayacak.</p>

<p>Hatta yenilse bile aldığı üç puanla en iyi grup üçüncüleri uygulaması ile tur atlama ihtimali var.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şimdi gelelim milli takımın fotoğrafını yorumlamaya..</p>

<p>Milli Takım ilk maçında, Avrupa kupalarında ilk defa boy gösteren ve dünya futbolunda ismi cismi olmayan Gürcistan’ı yendi diye yer yerinden oynadı.</p>

<p>Hele hele 19 yaşındaki Arda Güler (daha önce aynı golün benzerini Galler’e atmıştı) attığı golle bütün gazetelerin, televizyonların manşetine oturdu.</p>

<p>Abartmada üstümüze yok. Halbuki aynı maçta takım arkadaşı Mert Müldür’ün golü ondan daha zor ve daha güzeldi. Nitekim kurul ilk maçlarda atılan en güzel gol Mert Müldür’ün golüdür diye tescil etmiş.</p>

<p>Gürcistan maçının son 10 dakikasında milli takımımızı Allah korudu. Buna rağmen alınan galibiyet abartıldı da abartıldı.</p>

<p>Portekiz maçına galince;</p>

<p>İlk maçta galip gelen takımdan dört oyuncu kesik yemiş..</p>

<p>Futbolda genel bir kural vardır. Galip gelen takım bozulmaz diye.. (Burada nostaljik bir parantez açmak istiyorum. Milli takımlar genellikle bir iskelete oturtulur, 1-2 zorunlu değişiklik haricinde aynı takım sahaya sürülürdü. Mesela biz şu anda bile Macaristan’ın Puşkaşlı müthiş takımını 3-1 yenen milli takımımızı hiçbir yerden yardım almadan sayabiliriz. O zamanki uygulama <strong>tek seçici</strong> ile yapılırdı. Türk futbolu o dönemlerde iki <strong>tek seçici </strong>tanımıştır. Önce merhum <strong>Eşfak Aykaş</strong> daha sonra merhum <strong>Coşkun Özarı</strong>..)</p>

<p>Şimdilerde ise Türkiye'de onu katlayacak bir sürü hoca varken, İtalya’nın 2-3 sınıf bir hocasına takımı emanet ettiler, takımla kumar oynayıp duruyor.</p>

<p>YA TUTARSA!…</p>

<p>Milli takıma kısa vadeli hazırlık döneminde 35-36 tane oyuncu çağırıyor. Desinler diye çağırıyor. Milli takım oyuncusu hazır gelir. Milli takımda yaşa başa bakılmaz. Kim iyi ise o oynar.</p>

<p>Örnek mi?..</p>

<p>İşte Portekiz’li 41 yaşındaki <strong>Pepe</strong>. Çocuğu yaşındaki futbolculara top göstermedi.</p>

<p>İşte 39 yaşındaki Ronaldo.. Kendi kale önünden kafayla top çıkarıp, rakip kale önünde gol kovalıyor. Ben Ronaldo'yum, ben markayım demiyor..</p>

<p>Bizim bir kaptanımz var Hakan Çalhanoğlu. Çocuk Inter’de yılın en iyi orta saha oyuncusu seçiliyor. Geliyor bizim milli maçlarda didiniyor, parçalanıyor ama özellikle basın mensuplarına yaranamıyor, linç ediliyor.</p>

<p>Tabi bizde de hata var…</p>

<p>Bizde çoğu rahmetli olan <strong>Namık Sevik, Necmi Tanyolaç, İslam Çupi, Kahraman Bapçum, Halit Kıvanç, Orhan Ayhan, Gündüz Kılıç, Coşkun Özarı, Turgay Şeren, Metin Oktay</strong> gibi oturaklı, ağır başlı konusunda uzman ve otoriter spor yazarlarını gördükten, tanıdıktan, okuduktan sonra şimdiki futbol yazarlarından da benzeri yazılar bekliyoruz herhalde. </p>

<p>Milli takımı yönetenler 1932 yılının takımını kuruyoruz diyorlar. Altınordu takımıyla karıştırıyorlar herhalde. Oranın milli takım olduğunu unutuyorlar.</p>

<p>Beyler; yere göğe sığdıramadığınız o çocukları pohpohlamayı bırakın, abartmayı bırakın, ayakları yere basan sağlam oyuncular olsunlar. 18-19 yaşında taşıyamazlar o kadar yükü..</p>

<p>Her ne kadar sanayiye dönüşse de bu bir spor. Kazanmak da var kaybetmek de.</p>

<p>Çekya maçına gelince...</p>

<p>Ben şahsen sakat olan Saffet ve cezalı olan Abdülkerim'in olmayışını geri dörtlü için bir şans olarak nitelendiriyorum. Koyarsın geri dörtlüye Merih ile Kaan Ayhan’ı, hiç aratmazlar arkadaşlarını..</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-49</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Jun 2024 19:07:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/06/ismet_suder_yazdi_h38875_545f3.jpg" type="image/jpeg" length="99158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[B. Yeşim Aslantaş yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/b-yesim-aslantas-yazdi-9</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/b-yesim-aslantas-yazdi-9" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saldırgan sokak hayvanları sorununun çözümü bu değildir, bu şekilde de olmamalıdır. Hayvanlarla geçirdiğim süre boyunca şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki hiçbir canlı (insan haricinde) zarar görmeden saldırganlaşmaz.</p>

<p>Sahiplenilmeyen tüm köpeklerin uyutulması da asla bir çözüm olamaz. Evet kısırlaştırılması, sağlık taramalarının yapılması, belediyelerin barınaklarında bakılması ve tüm belediyelerin aynı hassasiyet ile ihbarlar karşısında başı boş gezen köpekleri toplaması toplum sağlığı açısından elzemdir. Fakat bir hafta sahiplenilmeyen bir canlının hayatına son vermek onu uyutmak katliamdır. Bu arada tabii ki bunu uygulayan sözde medeni ve gelişmiş ülke örneklerini ben de inceledim. Söz konusu ülkelerden olan İngiltere tarihinin hiçbir alanında masum olmamış ve ne insanları ne de hayvanları katletmeye doymamış bir ülke. Ülke vicdanı olarak baktığımızda soğuk ve gaddar İngilizler bizim için doğru bir örneklem mi? Öte yandan İspanya, Almanya gibi ülkeler de örnek alınabilir. Ötenazi sistemini, uyutmayı yasaklayan ve daha vicdani koşullar sağlayan...</p>

<p>Gazeteleri inceliyorum aynı gün aynı haberi biri "Öldürmeyin Kısırlaştırın" diye atarken bir diğeri "Tek Çare Uyutmak" diye atıyor. Her konuda ama her konu da nasıl bu kadar farklılaşabiliyoruz inanın aklım almıyor. Şu olayda bir kez daha görüyorum ki bize insan olduğumuzu unutturmuşlar. İnancınız, siyasi görüşünüz ne olursa olsun; bir toplumda adalet ve insana en yakışan vicdan duygunuz partizanı oldugunuz siyasi partinin tekeline bağlanmış ise vayy halinize...<br />
Birileri Gazze'ye göz yumar, birileri hayvanların katledilişine...</p>

<p>Gerçekten vicdanı olan insanlar ise nerede bir can zulme uğramışsa avazı çıktığı kadar doğruyu haykırır. Sevgi ve merhamet ne büyük bir şükür sebebi. Buna sahip olmayan insanları aynı özveri ile sevmeye devam edebildiğimi söylemem mümkün değil. </p>

<p>Dünyada ve Türkiye'de olan olaylara karşı tavrım her zaman net olmuştur ve net olmaya devam edecektir. Umarım herkes bir gün dünyevi kaygıları kenara bırakarak sadece kalbinin sesiyle olaylara tepkiler verebilir. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gazze'de ve dünyanın her neresinde olursa olsun istila edilen toplumlarda, tecavüze uğrayan çocuklarda, katledilen kadınlarda, yok edilmeye ugraşılan doğa ve tabiatta, uyutulacak hayvanlarda ve zulüm gören herkesin yanında olmaktır benim davam...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/b-yesim-aslantas-yazdi-9</guid>
      <pubDate>Sun, 26 May 2024 17:31:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/05/b_yesim_aslantas_yazdi_h38622_b6a1a.jpg" type="image/jpeg" length="74143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yasemin Desteci yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/yasemin-desteci-yazdi-16</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/yasemin-desteci-yazdi-16" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avuçlarıma baktım gece 03.00 sularında. Birkaç damla göz yaşımla suladım dualarımı. Ferahlık seyretti ardından yüreğimi. Toplayıp seccademi, bir tik daha attım hayalim için gayret/hareket/icraat listeme. Listem kalabalık çünkü; hayalim epey katmanlı, çok renkli, donanımlı, zor ve zahmetli... Yol da epey uzun fakat zararı yok, yoldayım ya şükür, gerisi hallolur nasılsa. Bir teheccüd ferahlığı doldurdum göğsüme. Sonra üç beş satır yazıp, bir tik daha attım gayret/hareket/icraat listeme. Gidip oğlanların üzerini örtüp, öpüp kokladım. Uyurlarken daha bir değiyor bu annelik yüreğime, burnumun direği sızladı, birkaç damla daha göz yaşı süzülüverdi usulca yanaklarımdan. Koca bir şükredip yattım sonra. Sabah namazının ardından rutinler, okunacaklar, izlenecekler, araştırılacak konular derken analık mesaisi yoğun bir şekilde başlayıveriyor şükür. Yavrucağın biri okula, biri benimle mağazaya ve böylece mağaza mesaisi de başlar. Bismillah her yeni güne. Şükür her bir atılan tike. Şükür yorgun ama sağlıklı bedenime, aklıma, umuduma, hayallerime, hayretime ve gayretime... Emek gerektiren, dolu dolu hayaller kurabilmek de nimettir dedim; çünkü yan gelip yatmalı bomboş bir yaşam da olabilirdi Allah muhafaza! Yemeği koyuverdim ocağa; sübhaneke ile başladım ki kolay olsun, ettehiyyatü okudum bereketimiz olsun, bir de ihlas bu oğlancıklar hayırlı, ihlaslı olsun diye, şifa niyetine bir fatiha, anne babalarına hayırlı evlat olsunlar diye de rabbenaları. Niyet üzre pişirdim yemeğimi. Mağazamda çocuklarımı büyütebildiğim için hayatımın en büyük şükrünü ettim. Bu nimet öyle büyük ki, bazen kendimi Dünya’nın en şanslı annesi olarak görüyorum. Mesai bitiyor ve asıl mesai başlıyor, eve geçiyoruz. İşlere koyulup hızlıca; çamaşır, ütü, süpür sil deyip yavrucakların gönüllerini eğleyip, ödevlerini yaptırıp, uyku vakti dedik mi işte orada başka bir mesainin başlangıcına adım atıyorum. Hayallerimim mesaisine. Epey yorgunum fakat rutinlerimin varlığı için de şükür doluyum. Rahmet istiyorum. Ruhum, geleceğim, oğullarım ve ahiretim için güzel şeyler düşlüyorum. Varmaya çalıştığım bir yer ve hayalini kurduğum bir Yasemin var. Onunla aramızda epey yol var, şimdilik uzak görünüyor fakat ben ilerliyorum. Küçük adımlarla, omzumda oldukça ağır yüklerle, çetin şartlarda ama ilerliyorum. Ve biliyorum ki varış kaçınılmaz. Bilirim istemek yetmez. Bilirim gayret/hareket/icraat listesi gerek. O listeye her gün sadık kalmak gerek. Ve bilirim ki emek yoksa ekmek yok, zahmetsiz rahmet olmaz. Bu sebeple attığım her adım, aldığım her soluk bilinçli, dualı, çokça şükür ve umut dolu. En çok da hayret ve gayret... Bir gün mutlaka hayalime, aslıma kavuşacağım. Ve diyeceğim ki, yol yorgunuyum ama keyfim yerinde; bir kahve yapıp adını yorgunluk ve keyif kahvesi koyacağım. Şükrettiğim rutinlerim, şükredeceğim aslıma dönüşecek. Demem o ki; varsa bir hayaliniz, varsa istediğiniz herhangi bir şey lütfen yola koyulun, gayret edin, rutinler belirleyin ve onlara sadık kalın. Gerisi kolay. Ben bu yaşımda, bu şartlarımla 14 yaşımdaki Kafkas Dansları kursundaki ruhumun coşkusunu, sahnedeki süzülüşümü, benliğimin şenliğini hala hissediyor ve hiçbirini yitirmediysem, lütfen kalkın ve aslınızı dansa kaldırın, onu hayallerinizle besleyip, çabalarınızla var edin. Aslıma hasret, her daim gayretle. Sevgiler... </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/yasemin-desteci-yazdi-16</guid>
      <pubDate>Fri, 24 May 2024 21:28:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/05/yasemin_desteci_yazdi_h38610_2c450.jpg" type="image/jpeg" length="38632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakkı Kutlu yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/hakki-kutlu-yazdi-25</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/hakki-kutlu-yazdi-25" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bundan yıllar yıllar önceydi. Yılmaz Büyükerşen ile beraber çalıştığımız yıllar...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir gün, bir kişi hakkında konuşuyoruz, Yılmaz hoca bana, "<strong>Saf olma Hakkı! Türkiye gibi ülkelerde birileri dernekçilik işiyle uğraşmaya başlamışsa siyaseti farklı şekilde yapmak istiyordur. Bir kişi, arkadaşlarıyla birlikte dernek kurmuş ve bir takım çalışmalar yapmasına rağmen üç yıl sonra aynı arkadaşlarıyla yola devam ediyorsa bil ki o derneğin başkanı ya 'tek adamdır' ya da dernek başarısızdır. Çünkü dernek ve başkanı başarılı olursa 1-2 seneye kadar yola çıktığı arkadaşları onu devirip yerine geçmek ister. Bunu başaramazsa istifa ederler. Bana dört-beş yıldır dernek başkanı olmuş, ancak hala aynı kişilerle yola devam eden kişileri övme...</strong>" demişti. Tabii ki cümleleri bire bir böyle değildi, ancak anlatmak istediği durum buydu hatırladığım kadarıyla...</p>

<p>Geçenlerde ASKON'dan istifa ettiğini söyleyenlerin yazdıklarını görünce aklıma bu konuşma geldi. Yılmaz hocadan duyduğum bu sözlerin benzerlerini siyasetten anlayan birkaç ağbimden de duymuştum. Aklın yolu bir, yani...</p>

<p>ASKON'un Eskişehir Başkanı Ali Semih Ünlü ile yeni tanıştım. Bir program da yaptık birlikte. Kısa bir süre önce kurulan şubenin yaptıkları ve başardıklarını öğrenince hoşuma gitmiş ve kendisine "Başkanım seni ne zaman devirmeye çalışacaklar?" diye sormuştum. Çok şaşırmıştı haliyle ve kendisiyle yukarıda anlattıklarımı paylaşmıştım...</p>

<p>ASKON, bütün Türkiye'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a açık destek veren bir sivil toplum kuruluşu. İlave olarak Eskişehir'de birçok sivil toplum kuruluşu çalışmasını başarıyla yapmış ve yapmaya devam ediyor...</p>

<p>Ali Semih Ünlü'nün de zehir gibi zekasıyla ileride çok konuşulacak bir kişi olduğunu düşünüyorum, ancak kendisi siyasetin derin dehlizlerindeki mücadeleler için henüz fazla naif ve acemi. Bunu da son istifa açıklamasına verilen gayet duygusal, ancak karşılarında yapılanın aksine siyasetten uzak açıklamasından da anladık...</p>

<p>***</p>

<p>Bundan bir süre önce Ali Semih Ünlü'ye siyasette aktif olması konusunda teklif geldi. Sanıyorum birçok kişiyle istişare etti bu düşünceyi. Bu kişilerden biri de bendim...</p>

<p>Konuşmamız özel olduğu için kendisinin müsaadesi olmadan ayrıntı veremem ancak benim fikrim siyasete girmesi yönündeydi: "Recep Tayyip Erdoğan yıllardır siyasetin oluşturduğu bütün bedelleri ödedi, ödemeye devam ediyor. Ona gönülden destek olan senin gibi genç ve başarılı işadamlarının siyasetten uzak durması, bir anlamda görevden kaçmaktır..."</p>

<p>Bu sözlerimi duyunca, "<strong>Ağbi ben dernek başkanıyım. Aktif siyasete girersem, en başta dernekteki yol arkadaşlarım kırılmaz mı? 'Bizim siyasette ilerlememiz gerekirken kendin siyasete girdin?' demezleri mi?</strong>" diye sormuştu, samimiydi...</p>

<p>Başkaları ne dedi, başkalarının düşüncesi neydi bilmiyorum, ancak ben kendisine "Bir dernek başkanı, bütün üyelerinin siyasette konum alması ve yükselmesi için elinden geleni yapmalı. Bu aslında destek verdiğiniz siyasi görüşe de katkı sunmaktır. Aynı dernekte üye olanlar, 'sen değil, ben yükseleceğim, ben aday olacağım' diyemez; dememeli. Seni kısa süre önce tanışmış olmama karşın çok net biliyorum ki, sen kimsenin önünü kesip öne çıkmaya çalışacak bir kişi değilsin. Hanginize teklif gelirse siyasette yükselsin diye uğraşırsın" diye yanıt verdim...</p>

<p>Şimdi, "İyi ki ayrıntı vermedin Hakkı" diyenleriniz olacaktır. Emin olun çok üstü kapalı bahsettim, konudan uzaklaşmadım...</p>

<p>ASKON Eskişehir'in bazı üyeleri geçenlerde dernekten istifa etmiş...</p>

<p>Bir de metin hazırlamışlar istifa ile ilgili, ancak bu metni medya ile paylaşmamış kendilerine yakın bir gazeteci aracılığıyla 'sızdırmışlar' adeta...</p>

<p>O metinde ismi geçen birkaç kişinin son yerel seçimde meclis üyesi olmak için AK Parti'de kulis yaptığını biliyorum. Kiminin ismi listede yer aldı, kiminin ki almadı. Sanıyorum hiçbiri meclis üyesi olamadı. Ancak Ali Semih Ünlü oldu...</p>

<p>Kendisi istemese de listede olmamak için bir hayli uğraşsa da oldu...</p>

<p>Ali Semih Ünlü için meclis üyesi olmak siyasetteki geleceği için 'olmazsa olmaz' bir gelişme değildi, görevdi, kaçamadı ve fakat anladığım kadarıyla istifa eden arkadaşları için çok çok inanılmaz bir konummuş...</p>

<p>İstifa metninin şahsileştirilmesi, yapılan çalışmalardan hiç bahsedilmemesi falan bunların hepsi benim gibi dışarıdan bakanlarda benzer duygular oluşmasına neden oldu...</p>

<p>Son söz olarak söylemeliyim ki, ASKON istifa edenler yüzünden irtifa kaybetmiş olarak görülebilir, ancak bu istifa hamlesinin kendisi bile Ali Semih Ünlü'nün başarılı olduğunu kanıtlamış oldu zannımca...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/hakki-kutlu-yazdi-25</guid>
      <pubDate>Mon, 20 May 2024 15:57:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/05/hakki_kutlu_yazdi_h38562_4eb29.jpg" type="image/jpeg" length="90413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-48</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-48" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>21 Mayıs 1864 günü, insanlık tarihinin en vahşi, en acımasız ve feci Büyük Çerkes Sürgünü’nün yaşandığı gündür. Rusya’nın emperyalist, yayılmacı politikalarına karşı yıllarca kendilerinden sayıca ve silah donanımı yönlerinden kat kat üstün olan süper güce karşı yurtlarını ve varlıklarını korumak için direnen, etnik temizleme ihtirasına teslim olmayan, ölümü ve her çeşit zulümü göze alan Çerkeslerin silah ve işkencelerle yurtlarını <strong>terk</strong>'e, başka ülkelere <strong>göç </strong>etmeye zorlanmaları, <strong>insan hakları</strong>’nın çiğnenmesinin en somut ve acı örneğidir.</p>

<p>Çerkeslerin katlinin ve hatta bilimsel deneylerde kobay gibi kullanılmasının, hamile kadınların bebeği ile birlikte öldürülmesinin serbest bırakılmasını isteyen zalim Rus generallerinin varlığı, vahşet ve dayanılmaz işkencelerin hangi boyutlara getirildiğini sergilemektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir milyondan fazla Çerkes’in o zamanki Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli yörelerinde iskan edilmiş olduğunu tarihçiler yazıyor.</p>

<p>CHP'de sözde Ermeni soykırımını zaman zaman, yerli yersiz anımsatan kimi yönetici ve milletvekillerinin “Büyük Çerkes Sürgünü” ve soykırımı konusunda duyarsızlıkları da çok ilginçtir.</p>

<p>Çerkeslerin verdiği Bağımsızlık ve Özgürlük mücadelesinde ve meşakkatli sürgün günlerinde ölenleri rahmetle anıyor, torunlarının ve yakınlarının acılarını paylaşıyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-48</guid>
      <pubDate>Mon, 20 May 2024 15:36:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/05/ismet_suder_yazdi_h38561_f3b8d.jpg" type="image/jpeg" length="40306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yasemin Desteci yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/yasemin-desteci-yazdi-15</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/yasemin-desteci-yazdi-15" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anne diye yazılır, sevgi diye okunur. Dört harf, sınırsız bir nimet...</p>

<p>Anne değil mi can kaynağı? Anne değil mi esirgeyen bir yuva sıcaklığı?</p>

<p>Başındaki dam da anne, gözündeki nur da. Emek mi desem kısaca, yürek mi?</p>

<p>Herkesin harcı mı anne olmak? Kolay mı kendin dışında bir canlıyı kendinden çok sevip, kendinden çok emek vermek?</p>

<p>Kolay mı sonu olmayan bir sorumluluğun altına imza atmak, sonsuza kadar onun velisi olmaya el sıkışmak? Vallahi zor çok zor... Zor diye yazılır, harp diye yaşanır. Kaçıncı dünya savaşıdır bilmem ama savaşmaktır annelik ve rağmen barışmaktır hayatla.</p>

<p>Uyumadan ayık kalabilen, karşılığını almadan çalışabilen, dinlenmeden sadece sevgisiyle enerji depolayabilen, tükenip tükenip yeniden yeşeren ve yeşerten tek varlıktır anne...</p>

<p>Hayatın ana kaynağı, su gibi, nan gibi, iman gibi... Olmazsa olmaz. Yokluğunda açılan yaraların telafisi olmadığı gibi, varlığıyla yara açan versiyonlarının da telafisi ne yazık ki yok! Varlığı bir dert, yokluğu yara cinsinden bu bahsettiğim.</p>

<p>Evladın hayırlısını dilemekten önce, hayırlı anne olabilmek dilenmeli naçizane. Hayırlı bir anne olabilmeli ki, hayırlı bir evlat yetiştirilebilsin...</p>

<p>Anneler günü diye bir zırvalama şeysi geldi yine. Yok öyle bir gün. Gereksiz, safsata... Daha önce yazdığım sevgililer günü, kadınlar günü şeysinin laciverti sadece. Kapitalizm tuzağı. Allı pullu bir oyun. Annelerin kıymetini bir güne sığdırmak, bir paket hediye ile kutlamak kadar sığ bir saçmalığa ne gerek var Allah aşkına?</p>

<p>Ne annelerin böyle bir sahte güne ihtiyacı var, ne de sizin annenizin kıymetini bilmek için tek bir güne. Derim hep, annelik dik bir yokuş, benim anneliğim ise dimdik. Var böyle kadınlar; hayatı tek başına sırtlanan, anne de olan baba da, aş da, yuva da...</p>

<p>Dişini tırnağına takıp, iyi, ahlaklı, donanımlı bireyler yetiştirmek için kendini yetiştirmeye çalışan, gayreti taktire şayan, ayakta alkışlanası anneler. Zordur ya annelik hani, bazı annelikler zorun çok üstündedir. Üzmeyin onları, fikir yürütmeyin mesela pervasızca, sormadıkça söylemeyin o çok kıymetli fikirlerinizi, kendinize saklayın rica ediciim! En bilmem ne evlatları lütfen gidin ötede kendiniz yetiştirin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Herkesin dinamiği farklı. Şartları başka, rengi başka, tadı başka, dokusu başka... Benim evladım benim kumaşım, benim kumaşımın terzisi benim. Sizin kalıplarınızla kesip biçip dikemem onları.</p>

<p>Kalıplara uyamam ben, pratik keserim, göz kararı dikerim. Kendimce sevdiğim renklerle işler, süslerim. Yasemince büyütürüm onları. Ve eminim ki sen de, o da kendi emaneti için en uygun yöntemi bulup uygulayacaktır. Herkes elindeki kumaşa, malzemeye baksın rica ediciiğim.</p>

<p>Herkesin terziliğine kimse karışamaz. Her evlat için seçilmiş bir anne var. Onu seçip, o evladı emanet eden Allah’ın vardır bir bildiği değil mi? Siz yormayın kendinizi, sıkmayın tatlı canınızı, sokmayın o burnunuzu... Ahkam kesmeyin kimsenin anneliğine. Demeyin aç bu çocuk, demeyin sırtına yelek giydir, demeyin çocuğa öyle davranma...</p>

<p>Demeyin yahu susun işte. Annelik zor zaten, annelik dik bir yokuş. İşi yokuşa sürmeyin. Sizi temin ederim ki her anne çocuğu için en az sizin kadar düşünüyor. Lütfen anne çocuk ilişkisinin bir mahremiyet olduğunu bilin ve kimsenin mahremiyet alanına girmeyin.</p>

<p>Annenizin kıymetini bilin, anneliğinize kafa yorun. Annelik gerçekten zor daha da zorlaştırmayın. Bu arada annelik bu Dünya nimetlerinden bana nasip olan en kıymetli, en kutlu şey. Öyle büyük bir sorumluluk ki, geri dönüşü, iadesi yok! Lütfen keyfine düşkün olan, kendinden ödün veremeyecek olan hiç kimse çocuk getirmesin Dünya’ya. Dünya ilgisiz, sevgisiz, bilinçsiz yetişmiş çocuklar yüzünden kötü bir yer. Çocuk yetiştirmek bir sanat ve sizde sanatçı ruhu yoksa lütfen onu sakice yere bırakın ve oradan hızlıca uzaklaşın. İnanın bana 10 çocuk daha doğurabilirim, bunda hiçbir şey yok ama 10 çocuk yetiştiremem. Yetiştirebileceğiniz kadar çocuk doğurun, yetiştiremeyeceğiniz çocukları doğurup Dünya’nın başına dert etmeyin. Anneliğin de bir onuru var, taşıyamayacaksanız o ünvanı almayın.</p>

<p>Anneler gününüz falan kutlu olmasın. Anneliğiniz kolay, hayırlı ve mübarek olsun. Bu yol muzaffer ve mükafatlı olsun. Sevgimle... İki oğlan annesi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/yasemin-desteci-yazdi-15</guid>
      <pubDate>Sat, 11 May 2024 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/05/yasemin_desteci_yazdi_h38469_40536.jpg" type="image/jpeg" length="51529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-47</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-47" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anneler Günü, anaların değerini belirtmek, küçüklerde onlara karşı saygı uyandırmak için konulmuş bir tören günüdür.</p>

<p>İnsanları yaratan Tanrı, yetiştiren ise annedir.</p>

<p>Annenin çocuğuna olan sevgisi,şefkati beşikten mezara kadar sürer.</p>

<p>Analarla ilgili pek çok menkıbe, roman, hikaye, şarkı, türkü bestelenmiş yazılmıştır ama en muhteşemi; <strong>CENNET ANALARIN AYAĞININ ALTINDADIR</strong> olandır..</p>

<p>Önümüzdeki pazar günü anneler günü kutlanacak.</p>

<p>Kimimiz mezar başında <strong>Yasin okuyarak</strong>, kimimiz elini, yanaklarını okşayarak kutlayacağız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peki nasıl oluştu bu anneler günü kutlaması?</p>

<p>Yirminci yüz yılın başlarında Amerika’nın Philadelphia eyaletinde genç bir kız ile orta yaşlı annesi, mütevazi bir orta halli evlerinde, mutlu, mesut hayat sürerlerken bir süre sonra anne rahatsızlanıyor ve akabinde ölüyor.</p>

<p>Annesinin ölümünü bir türlü kabullenemeyen Jarvis,yemeden içmeden kesiliyor, hatta zaman zaman Tanrı’ya bile isyan ediyor.</p>

<p>O sırada karşısına çıkan bir bilge kişi, ölümün bir doğa kanunu olduğunu, her canlının bir gün mutlaka öleceğini, bunun bazısında erken bazısında daha geç mutlak olduğunu söylüyor ve genç kızın tekrar hayata tutunmasını sağlıyor.</p>

<p>Annesi 1906 yılında vefat eden genç kız annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşları tarafından yanlız bırakılmıyor ve 1907 yılının 9 Mayıs günü anma töreni yapıyorlar.</p>

<p>Bu arada genç kız arkadaşlarına, "Annemsiz geçen şu bir yılda anladım ki Tanrı'dan sonra en değerli varlık annelerdir. Sze teklifim odur ki, senenin bir gününü onlar için kutlama günü yapalım" der. </p>

<p>Bu teklifi arkadaşları çok olumlu karşılarlar ve kendi eyaletlerinden başlamak üzere hemen örgütlenmeye başlarlar.</p>

<p>1912 yılına gelindiğinde Teksas Valisi ilk olarak bunu yasayla birlikte kutlama günü olarak kabul eder ve sonrasında diğer eyaletlerde bu akıma uyarak yasa çıkartırlar.</p>

<p>Bu akım Amerika ile sınırlı kalmaz ve önce İngiltere sonra Almanya ve diğer uygar ülkeleri kabul ederler.</p>

<p>Türkiye ise 1956 yılında bir kanun çıkartarak bu akımı desteklemiş olur.</p>

<p>Hatta PTT o yıl en büyük <strong>Türk annesi </strong>hatırası olarak <strong>Atatürk</strong>'’ün annesi <strong>Zübeyde Hanım </strong>hatıra pulu basmıştır.</p>

<p>Ana her yaşta tanrıdan sonra en büyük güvence en büyük <strong>Sevgi Ocağı’</strong>dır..</p>

<p>Yazımızı <strong>Hüseyin nail Kubalı</strong>'nın şu beyiti ile bitirelim..<br />
ANA BAŞTA TAÇ İMİŞ,<br />
HER DERDE İLAÇ İMİŞ;<br />
BİR EVLAT PİR OLSA DA<br />
ANAYA MUHTAÇ İMİŞ..</p>

<p>Ölmüş analarımıza rahmet, anne ve anne adaylarımıza sağlıklı ömürler dileriz…</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-47</guid>
      <pubDate>Fri, 10 May 2024 12:25:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/05/ismet_suder_yazdi_h38455_a22fe.jpg" type="image/jpeg" length="61975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet Süder yazdı...]]></title>
      <link>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-46</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-46" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiyemizde siyaset genellikle gergin bir ortamda yapılır ve tabiidir ki bu gerginlik vatandaşa doğrudan yansır..</p>

<p>12 Eylül askeri darbesinden önceki süreci tam ortasında yaşamış birisi olarak Allah o günleri bir daha ülkemize yaşatmasın diye dua etmişizdir, hala daha ediyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Darbeden önceki süreçte şehirlerimizde, beldelerimizde kurtarılmış bölgeler, mahalleler, caddeler ve hatta sokaklar sağcı ve solcu gençler tarafından ele geçirilmiş, her gün onlarca genç birbirini öldürdüğü gibi sade vatandaşlar akşam evine dönüp dönemeyeceğine dair kuşkusu nedeniyle ailesi ile helalleşerek evinden çıkmakta idi..</p>

<p>İş öyle bir hale gelmişti ki ihtilallere karşı olanlar bile askerin idareye el koymasını bekler hale gelmişti.</p>

<p>Halbuki Adalet Partisi genel başkanı <strong>Süleyman Demirel</strong> ve CHP genel başkanı <strong>Bülent Ecevit</strong> kahrolası inatlarını kırıp bir araya gelip hem uzayıp giden Cumhurbaşkanı turlarını sonlandırıp tarafsız bir Cumhurbaşkanını seçseler (o zamanlar Cumhurbaşkanı Meclis tarafından seçiliyordu), birlik ve beraberlik fotoğrafı verseler, ne o kadar vatandaş ölecek, ne de askeri darbe olacaktı.</p>

<p>Lafı fazla uzatmadan CHP genel başkanı <strong>Özgür Özel</strong>’in 8 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı ve <strong>AK Parti</strong> genel başkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ı ziyaretine dönelim.</p>

<p>Bu ziyareti gerçekten çok kıymetli buluyoruz..</p>

<p>Her ne kadar görüşmeler hakkında teferruatlı açıklamalar olmamakla birlikte mesela <strong>Özgür Özel</strong> tarafından yapılan teklifle Türkiye’nin en önemli beka sorunlarından biri olan deprem için bir bakanlık kurulması ve buraya bir bakan yardımcısı verebileceklerini söylenesi, depremi partiler üstü bir tutumla beraberce çözme teklifi inşallah karşılık bulur ve tarihi bir karar verilir.</p>

<p>Yine Cumhurbaşkanı tarafından iade ziyaretinde bulunacağı kendileri tarafından ifade edilmiştir.</p>

<p>Yine kendileri tarafından Türkiye’nin böylesi bir yumuşamaya ihtiyacının olduğu ifade edilmiştir.</p>

<p>Sanırım tüm yırttaşlarımız da bizim gibi bir <strong>çok şükür</strong> çekmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>YORUM</category>
      <guid>https://www.medyamidas.com/ismet-suder-yazdi-46</guid>
      <pubDate>Fri, 03 May 2024 16:48:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyamidascom.teimg.com/crop/1280x720/medyamidas-com/images/haberler/2024/05/ismet_suder_yazdi_h38380_84aaf.jpg" type="image/jpeg" length="36682"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
