1. YAZARLAR

  2. Soner Yüksel

  3. Vaz geçenler sussunlar Bize kurtuluşa inananlar lazım
Soner Yüksel

Soner Yüksel

Yazarın Tüm Yazıları >

Vaz geçenler sussunlar Bize kurtuluşa inananlar lazım

A+A-

Eskişehirspor zorlu Ankaragücü deplasmanına giderken duygular ve istekler 3 puan, gerçekler ise 1 puan alsak bile kar şeklindeydi. 
Bir tarafta deplasman, diğer tarafta şampiyonluğa oynayan bir Ankaragücü, üstüne üstlük bizim kadro yapımız, derinliğiniz ile, Ankaragücü’nün kadro yapısı ve derinliği kıyaslanmayacak derece uçurumdu. 
Elinizde milyon dolarınız olsa eminim bir çoğunuz bu maç için tüm parasını Eskişehirspor’a yatırmazdı. Ancak dün sahada yapılan mücadele, tüm eksik ve hatalara rağmen bu zor deplasmandaki istekli tutuma bakınca Eskişehirspor’un kalan 6 haftasına dair karamsar bir tutum takınmak bize yakışmaz. 
Samsun, Adana Demir, Denizli, Adanaspor ile beraber fikstürümüzü yan yana koyup bakınca endişeyi bizim değil, diğer takımların daha yoğun yaşaması gerekmiyor mu? 
Geçen hafta Altınordu gibi bir diri takıma, bireysel hatalarla kaybetmiş ama futbol kalitesi yüksek bir oyun, dün de Ankaragücü deplasmanında ortaya koyulan performansı izleyen rakipler bence bizden daha endişeli olmalı. Üstelik neredeyse 15 kişilik bir kadroyla, yarısı altyapıdan oluşan isimlerle, hem de cezalardan ötürü eksikler hiç bitmezken bu dar kadroya rağmen.
Biz ise durmadan birbirimizi motive etmek yerine, aşağıya çekmek isteyen bir söylem bolluğu içinde bindiğimiz dalı kesmeye çalışıyoruz. Sanki transfer şansımız var gibi, sanki Yücel İldiz bugün istifa etse yeni bir teknik direktörle 2 günde tüm sorunları çözecekmişiz gibi gerçekçilikten çok uzak söylemleri sosyal medyada sergilemekten gurur duyuyoruz. 
Taraftar liderleri uyarıyor, inançsız, umutsuz söylemlerden uzak durun diyor. 
Başkan Eskişehirspor’un olduğu yerde umutsuzluk olmaz diyor. 
Teknik ekip ve futbolcular gemi limana yanaşacak endişeyi bir kenara bırakın diyor.
Hemen herkes birlik ve beraberlik ortamını lig sonuna korumalıyız diye demeç veriyor. 
Ancak birileri de tam aksine, inadına, sanki var olan sinerjiyi bozmak ister gibi durmadan düşeceğiz, sizden bir halt olmaz, hoca gitsin, yönetim bıraksın falan tarzında içinde bulunduğumuz durumdan bihaber ifadeler kullanıyor. 
Hatta dün akşam takım mücadele açısından iyiydi diyenlere “sen neyin kafasındasın” tarzında belli ki maçı izlemeden yapılan yorumlara da rastlamak mümkün. 
Acı çekmek, kederlenmek, sinirle konuşmak elbette kontrol edilemez bir duygudur, Eskişehirspor taraftarının da sonuna kadar hakkıdır ama gemi limana yanaşacak ise bu konu da da en büyük sorumluluk, fedakarlık yine taraftara düşüyor. 
Açık ve net söyleyeyim biz kalan haftalar da 6’da 6 yapamayız, ama hiçbir rakibimiz de 6’da 6 yapamayacak. Hatta çok iddialı bir şekilde buraya not düşünüyorum 2 galibiyetten fazlasını alamayacak takımlar da olacak. Biz ise Balıkesir, Gaziantep, Samsun maçlarından en az 7 puan çıkartır, diğer 3 maç içinde alacağımız puan veya puanlarla sıkıntımızı bertaraf eder, endişelerimizi aşarız. 
Bir de dün Ankaragücü gibi sıralamada 2. Sırada olan takımın kadrosuna bir bakın, kendi evinde, binlerce taraftarı önünde zaman geçirmek ve gol yememek için girdiği mücadeleyi görün. Üstüne üstlük sahadaki Eskişehirspor kadrosuna çok çok çok iyi bakın “Dorukhan, H. Hüseyin, H. Ayaroğlu, Bedirhan, Furgan, Fıratcan”  .. Hepsi dün forma giydi, hepsi aslan parçası, hepsi geleceğin anahtarı bizler için. Lütfen onları kazandırmak adına da söylemlerimizi tartıp, biçip, gerekirse içimize, kendimize saklayarak hareket edelim. 
Gün birlik günüyse hakkını vermek için görev yine bize düşüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar