1. YAZARLAR

  2. Hakkı Kutlu

  3. Yılın transferini yaptım
Hakkı Kutlu

Hakkı Kutlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Yılın transferini yaptım

A+A-

Bir süredir dışarıdan takip ediyorum, Mehmet Akif Erdem yazdı, Kerem Akyıl vurgu yaptı, Soner Yüksel geldi, tüy dikti!

Neymiş efendim, konvansiyonel basın bitiyormuş…

Halt etmişler!

Nereye bitiyor, kim bitiriyor, nasıl bitiriyor…

Midas’ı inceledim, Medya Midas şirketini sorguladım.

Soner’in yayınlarını, Kerem’in yazılarını okudum…

Şengül diye bir hanfendi getirmişler Ankara’dan, ekonomi ile ilgilenecekmiş. Efendim yeni çıktı bu moda, eskiden kadınlar sadece ev ekonomisiyle ilgilenirdi…

Tasarımları, haberleri veriş hızları çok iyi…

Çakmak kadar kameralarla canlı yayın yapıyor, tavuk kafasına benzer bir şeye bağladıkları mobil telefonlarla her yerden, anında yayın yapıyorlar. TvEkstra diye bir şey icat edilmiş efendim bunlar da bu işin distribütörlüğünü almış. Sanki almışlar da başları göğe ermiş!

Tam bunları takip ederken, aklıma hin bir fikir geldi!

Hemen Akif hocayı aradım. “Çok önemli bir konuda görüşmemiz lazım” diyerek, buluşma ayarladım…

Hoş beşten, biraz Kerem’in biraz da Soner’in dedikodusunu yaptıktan sonra (Aramızda kalsın, ‘Bunlar sizi batırır. İkisi de işinin kurdudur. Siz bunlarla baş edemezsiniz’ dedim; bırakın dedikoduyu) kendisi konuşmaya başladı. Keşke konuşmasaymış!

Yeni medya kavramını öyle bir anlattı, öyle hızlı, öyle konuya hakimmişim gibi anlattı ki, çıbanın başının kim olduğunu hemencecik idrak ettim…

Hin fikrimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım ve planımı uygulamaya geçtim: “Ben de Midas Medya’da çalışmak istiyorum…”

Bu cümleyi söylediğimde gözlerim yaşardı. Hayatımda ilk kez bir kurumda çalışmak istediğimi ‘ben’ söylemiştim, daha önce hep teklif alan ben, ilk kez bu ifadeyi kullanmıştım. Ancak planım gereği böyle yapmalıydım. Yoksa Akif hocanın konuya geleceği yoktu…

Bu cümlemi duyan Akif Erdem, belki de hayatının ender ‘suskun’ anlarını yaşadı. İki saniyelik suskunluktan sonra, “Şaka yapma Hakkı. Kimler kimler seninle gazete kurmak istiyor, sen bizimle çalışmak mı istiyorsun” dedi ve hiç ara vermeden devam etti: “Büyük mutluluk duyarız. Senin konvansiyonel basından vazgeçmen ve aramıza katılman hepimizi mutlu eder. (Bu arada ben içimden, ‘hı hı’ diyorum) Ancak, aramıza katılacağının dedikodusu senden önce geldi. İnsanlar şirkete ortak olacağını konuşuyor. Kötü komşu insanı mal sahibi yaparmış, gel seninle ortak olalım. Hem yaşlandın artık. Biraz da patronlar ne zorluklar çekiyor, gör…”

Ben Akif hoca gibi hızlı düşünüp hızlı konuşamıyorum. Ne de olsa konvansiyonelim…

Uzunca bir süre sustum…

Eski kafa olabilirim, ancak zeki adamım tabii, ava giderken avlandığımı anladım ve ‘ortaklık’ fikrini bertaraf etmek için bin bir türlü takla attım. Günlerce oyaladım Akif hocayı…

Yer miyim!

Çalışan insan rahattır, aybaşının gelmesi için dua eder.

Patron öyle mi?

Hem çalışır hem de aybaşının gelmemesi için dua eder…

Kocaman gazeteci olduğum için yıllardır arkadaşlarımın bir bölümü iş adamlarından oluşuyor, neler çektiklerini neler yaşadıklarını biliyorum. Kocaman iş adamları benimle arkadaşlık yapmıyor tabii. Benim arkadaşlarım ‘çalışan patron’lardan oluşuyor…

O yüzden bu işin zorluklarını yakinen bilirim…

Neyse…

Akif hoca, Kerem’i, Soner’i nasıl kandırdıysa beni de allem etti kullem etti kandırdı efendim.

Ancak, tabii, ava giderken de avlanmadım!

Ortaklık oranını (şimdilik) küçük tuttum…

Yani yılın transferini yaptım. Mehmet Akif Erdem gibi bir girişimciyi transfer ettim. Adam hekimlik dışında kurduğu her işten yüzünün akıyla çıkmış, ortaklarıyla sürekli para kazanmış. Hem beni de ‘zengin’ edecek hem de hain planımı devreye sokacağım efendim…

Artık çalışmaya başladım…

Planımı hayata geçirmeye hazırım…

Medya Midas’ın her köşesinde, konvansiyonel basının önemini anlatacağım. Haberleri televizyondan takip etmenin rahatlığından dem vurup gazeteyi kâğıttan okumanın güzelliklerinden bahsedeceğim. Onları kendi çöplüklerinde vuracağım!

Size söz, yeni medyaya gelmiş olmama rağmen, konvansiyonel basının sözcüsü, bir neferi olmayı sürdüreceğim…

O yüzden Kanal 26’daki programlarıma devam edecek, kendime günlük yazılar yazacak bir gazete arayacağım. Olmadı, gazeteyi ben kurar, Midas Medya’ya ilk büyük golümü atarım efendim…

Sizlere bunları açık açık anlattım, ancak lütfen bu üçlüyü uyandırmayın…

Bu konuştuklarımızdan hiçbir şey bahsetmeyin…

Kalın sağlıcakla…

Size güveniyorum…

Not: Bu işin saçmalığını daha ilk yazımı yazarken gördüm. Kerem girdi odaya, “Dün Nabi hocanın dersine katılmıştın, hani bununla ilgili yazın. Ayrıca Hasan Gönen istifa etti. Bununla ilgili bir tv yayın yapalım, bir de yazı yaz” dedi, iyi mi! Kardeşim, dün bir bugün iki. Biz, eskiden olayların yaşanıp bitmesini bekler, sonra rahat rahat yorumlardık. Bu ne hız! Bu kadar hızlı olmak zorunda kalacaksam, benim bu işteki ömrüm uzun sürmez. Dönerim benim sakin medyama! Olmaz böyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum