1. HABERLER

  2. DİĞER

  3. RÖPORTAJ

  4. Yüz binlerce yıldır Eskişehirliyiz
Yüz binlerce yıldır Eskişehirliyiz

Yüz binlerce yıldır Eskişehirliyiz

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi akademisyenlerinden Profesör Metin Kartal önderliğinde yürütülen çalışmalar, Eskişehir’de 100 binlerce yıldır insanların yaşadığını gösterdi. Çalışmalar Büyükşehir Belediyesi tarafından da destekleniyor.

A+A-

Sık sık Eskişehir’in insanlığın ilk yerleşim merkezlerinden biri olduğunu belirtir, bu durumdan dolayı da övünürüz. Ancak Eskişehir’in gerçekte ne kadar eski bir yerleşim merkezi olduğunu pek azımız biliyor.

Ankara Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Metin Kartal ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü bir dizi çalışma, Eskişehir’in bırakın on binleri, 100 binler hatta belki de milyonlarca yıldır insanların yaşadığı bir yer olduğunu gösteriyor.

Tarih öncesi arkeolojisi konusunda bir uzman olan Profesör Kartal, bir dizi yüzey çalışması yaparak, Eskişehir’de ilk insanlara ait kalıntılar buldu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin de desteklediği çalışmalar, sadece Eskişehir’in değil, insanlığın tarihine ışık tutabilecek nitelikte.

Bilimsel adı Erectus, Heidelbergensis ve Neanderthal olan atalarımızın bıraktığı kalıntılara ulaşan Metin Kartal, yoğun mesaisinde bize vakit ayırıp, sorularımızı yanıtladı.

Kerem AKYIL – Tarih öncesi dönemde Eskişehir'de yaşayan atalarımızla ilgili kapsamlı bir yüzey araştırması yaptığınızı öğrendik. Öncelikle değerli çalışmalarınızdan ötürü siz ve çalışma arkadaşlarınızı tebrik ederim.

Profesör KARTAL – Teşekkür ederim.

Kerem AKYIL – Hocam yüzey araştırması nedir? Kazı yapmakla arasındaki fark nedir?

Profesör KARTAL – Yüzey araştırması herhangi bir bölgede ya da özel bir yerde sistemli yüzey taramasıdır. Bu tarama yüzeyde tespit edilebilecek arkeolojik belgeleri araştırır. Asla kazı yapmadan gerçekleştirilen bir yöntemdir. Zaten yöntemin amacı da kazı yapılabilecek potansiyel yerleşim yerlerinin tespit edilmesidir.

Kerem AKYIL – Kazı yapılması için önce yüzey araştırması mı yapılması gerekiyor? Yüzey araştırmasında bir şeyler bulup, böylece kazı yapıp yapmayacağınıza mı karar veriyorsunuz?

Profesör KARTAL – Evet öncelikle yüzey araştırması yapılır. Böylelikle bu alanda ne tür arkeolojik belgelerin olduğunu ya da bu belgelerin hangi çağlara ait olabileceğini belirleriz.

Kerem AKYIL – Eskişehir'de daha önce tarih öncesi dönem avcı toplayıcı atalarımıza yönelik bir çalışma yürütülmüş mü?

Profesör KARTAL – Evet daha önce böylesi çalışmalar yapılmıştı. Ancak bizim yaptığımız araştırma ile Eskişehir’in Tarih Öncesi çağlarının en eski kültür belgeleri tespit edilmiştir.

Kerem AKYIL – Kaç kişilik bir ekiple çalışma yaptınız? Çalışmalarınız ne kadar sürdü? Çalışmalar tamamlandı mı? Yoksa bahar döneminde yeniden başlayacak mı?

Profesör KARTAL – Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi dahil toplam 7 kişilik bir ekiple çalıştık. Çalışmamız yaklaşık 2 hafta sürdü. Ancak çalışmalar masabaşı çalışmaları olarak halen devam etmektedir. 2018 Eylül ayında yeniden arazi çalışmaları yapacağız. Sanırım bu şekilde yaklaşık 4-5 sezon devam eder.

Kerem AKYIL – Çalışmalarınızın finansal bir boyutu da var elbette. Bu tip çalışmalar çok mu pahalı? Destek alabiliyor musunuz?

Profesör KARTAL – Açıkçası pahalı elbette. Ancak hem Türk Tarih Kurumu hem Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere destek alıyoruz.

Kerem AKYIL – Tarih öncesi araştırmalar denildiği zaman benim – pek çok kişi de olduğu gibi – aklıma fosiller geliyor. Sanırım yakın bir zaman önce Denizli'de bir Erectus insanına ait kafatası parçası da bulundu. Eskişehir'de de böyle bir fosil bulunabilir mi?

Profesör KARTAL – Elbette. Bunun bir garantisi olmasa da her an bulunabilir. Ya da daha uzun yıllar boyunca bulunmayabilir. Bu tamamen tesadüflere bağlı bir durum.

Kerem AKYIL – Eskişehir'de yürüttüğünüz yüzey çalışmalarında Levallois çekirdeklere ulaştığınızı öğrendik. Bu tarz taş aletler hangi zaman aralığına denk geliyor?

Profesör KARTAL – Bu teknoloji hem Alt Paleolitik Dönem’de hem de Orta Paleolitik Dönem’de kullanılmıştır. Hatta Paleolitik Çağ’ın son evresinin başlangıcında bile kullanılır ancak zamanla önemini yitirir. Eskişehir’de elde ettiğimiz Levallois teknolojisi için mutlak bir tarih vermek çok zor. Çok geniş bir zaman aralığında bu teknolojinin tarihin neresinde olduğunu söylemek mesleki açıdan erken bir çıkış olur diye düşünüyorum.

Kerem AKYIL – Sanırım 100 bin yıl ve daha eski taş aletlerde potasyum – argon yöntemi gibi bir takım bilimsel analizlerle tarih belirlemek mümkün. Bulduğunuz aletlerin böyle bir yöntemle tarihlendirilmesi mümkün mü?

Profesör KARTAL – Bu söylediğiniz bir yöntemdir elbette. Bunun gibi bir seri yöntem var. Ancak yüzey buluntularını tarihlendirmek böyle bir yöntemden hemen yardım alacağımızı göstermez. Bazı yöntemler vardır elbette. Bu yöntemlerin bir kısmı volkanik kayaçları, bir kısmı sedimanter kalsit kayaçları, bir kısmı kültürel yanma içeren örneğin çört (chert) gibi kayaçları, bazıları da organik malzemeyi gerektirir. Fakat tabakasız bir tekil buluntuyu tarihlendirmek her zaman için ya gereksiz bir girişimdir ya da imkansız bir durumdur. Arkeologlar genellikle tabakasında ele geçen buluntuları tarihlendirmeyi tercih ederler. Bu da ancak kazısı yapılan yerleşim yerleri için gereklidir. Böylesi yüzey araştırmalarında tipolojik yani göreli tarihlendirme uygularız. Bu da elbette bir arkeolog için yılların tecrübesini gerektirir.

Kerem AKYIL – Taş aletlerin yapım tekniklerine bakarak bu araçların Homo erectus veya Homo heidelbergensis’lere ait olduğunu söylemeniz mümkün mü?

Profesör KARTAL – Mümkündür. Yukarıda belirtmiş olduğum gibi tipolojik ve teknolojik olarak yapacağımız analizler bu taş aletlerin olası yaşlarını vereceği gibi bu teknik ve aletleri kullanan insanların kimler olabileceği hakkında da ipuçları verir. Bizim Eskişehir’de bulduklarımızın bir kısmı Homo erectus, bir kısmı Homo heidelbergensis ve bir kısmı da Homo neanderthalensis’lere ait gibi görünmekte.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler