Medya Midas

Vali Ayyıldız 'Erenler Şehri Eskişehir'i yazdı

HAYAT

Eskişehir Valiliği'nin “Fetih ve Medeniyet” dergisinin 3'üncü sayısı Yunus Emre temasıyla çıktı... Vali Ayyıldız bu sayıda "Erenler Şehri Eskişehir" başlıklı bir yazı kaleme aldı...

Eskişehir Valiliği'nin şehir ve değer araştırmaları dergisi olan “Fetih ve Medeniyet”in üçüncü sayısı; Kuruluş’tan Kurtuluş’a Eskişehir’in manevi tarihini ve bu tarihi yazan erenleri bütünleyici bir gözle ele alıyor.

Vali Ayyıldız bu sayıdaki yazısında şunları kaydetti:“Fetih ve Medeniyet dergimizin üçüncü sayısında; Kuruluş’tan Kurtuluş’a geçmişin mirasını her sektör ve alanda geleceğe taşımayı hedeflediğimiz Eskişehir’in manevi bereketini ortaya koyan değerlerine dair bir gönül kapısı açmayı ümit ettik. İlk sayısında Kuruluş’un beşiğindeki ilk fethedilen kale olan “Karacahisar” dosyasıyla tarihe şerh düştüğümüz, ikinci sayısında “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” münasebetiyle Yunus Emre’yi disiplinler arası ve dönemiyle birlikte kapsamlı bir şekilde ele aldığımız dergimizin üçüncü sayısında ise “gönüllerin fethedildiği bir medeniyet”in izini sürmeye devam ediyoruz.

Bu sayımızda Eskişehir’in manevi tarihine ve bu tarihi yazan erenlere bütünleyici bir gözle bakmaya çalıştık. Elbette hepsini sadırlardan satırlara sığdırmak mümkün değildir ancak Yunus’un “Erenler bir denizdir âşık gerek dalası” sözüne ve davetine uyarak erenler denizinden “gevher”ler çıkarmaya gayret ettik. Kuruluş’tan Kurtuluş’a hayatlarını bir medeniyet inşa etmeye vakfeden ve bu toprakları bizlere vatan kılan nice erenlerden numuneler sunduğumuz dergimizde “Her ne iş eylerseniz Allah için / Eyleyesiz hasbeten-li’llah için” diyen yiğitler yiğidi Battal Gazi’den “İnsanın özü akıl, aklın özü de sabırdır.” diyen ve insanın sorumluluğunu hatırlatan Şeyh Sühreverdî Hazretlerine, hikmetli nasihatleriyle Anadolu gölüne millî-manevi değerlerimizi mayalayan Nasreddin Hocamız’dan Millî Mücadele’de ön saflarda yer alan, İstiklal Savaşımızın manevi liderleri olan din adamlarına, müftülere kadar; “Tapduğun tapusunda” pişen Yunus Emre’den huzurun mimarları Şeyh Şücaeddin Veli ve Aziz Mahmud Hüdayi’ye kadar geniş bir perspektifle Eskişehir ekseninde manevi tarihimize dair küçük bir gönül yolculuğuna çıktık.

Dergimizin adındaki “fetih” kavramının mana dünyasına sadık kalarak “erenler”i maddi ve manevi yönleriyle ele aldığımızdan türbeler, zaviyeler ve bu yöndeki kazılara dair çalışmalara da yer verdik. Nitekim dergimizin isminin üstündeki “Madde ve Mananın Fethi” ibaresi de bu yöndeki gayret ve ümidimizin değişmez nişanesidir. Şehrin kültür ve değerlerini ortaya çıkaracak güzellikler üretmek gayreti içinde farklı alan ve sektörlerde çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Eskişehir’e hizmet etmeyi mukaddes bir görev ve ibadet kabul ediyoruz. Zira Eskişehir’e hizmet etmek bizim için aynı zamanda bu toprakların bağrından çıkardığı nice değerlerine hizmet etmek demektir. Bir zamanlar Şeyh Edebali’nin yaşadığı ve onun izlerini hâlâ taşıyan bu şehrin onun vizyonunu her sektör ve alanda geleceğe taşıyacağına dair inancımız tamdır.

“Muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir istikbale bağlayacak köprü olmak” ümidiyle yola çıktığımız “Fetih ve Medeniyet” dergimizin ilk sayısında da vurguladığımız gibi köklerimizle tarihimizin, kültür ve medeniyetimizin mirasına tutunurken diğer yandan -tıpkı ecdadımızın rüyasında olduğu gibi- kollarımızı insanlığa ve geleceğe açtık. Seyyidler, erenler şehri Eskişehir’de bu rüyayı hakikat kılan manevi değerlerimizi bu vesileyle bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; Fetih ve Medeniyet dergimizin yayınlanmasında emeği geçenlere; yazılarıyla katkı sağlayan tüm akademisyenlere, araştırmacılara teşekkür ediyor; hayırlara vesile olması temennisiyle selam ve saygılarımı sunuyorum."

Fetih ve Medeniyet dergisinin üçüncü sayısını okumak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.