18.04.2024, 12:53

Kol kırılır yen içinde, kalp kırılır har içinde kalır...

Kollar kırıldı da kaldı yen içinde. Kimse görmedi, görmeyen bilmedi. Ağrısı dayanılmaz olduğunda, “kolum kanadım kırık” dedi kadın kısık sesiyle. “Çıkıktır o, kırık olsa duramazsın” dedi adam. Sustu kadın, eğdi başını bin parça kalbine doğru...

Peki ya kalp? Kırıla kırıla kor olur o da! Yanar yanar da tüter durur. “Kalbim kırıldı” dedi kadın... “Bir şey olmaz” geçer dedi adam! Geçer sandı kadın. Geçsin istedi. Yamuk da olsa kaynasın istedi kırıkları. Yen içinde, çiçekli entarisinin içinde alçıya aldı kırıklarını sevgisi ve sabrıyla. Zaman geçti, acısı geçmedi, kırıklar kaynayamadan yeni kırıklar eklendi.

Tuz buz oldu kadının kolu, kanadı, kalbi, duyguları, hayalleri, kadınlığı, anneliği ve dahi her şeyi... Duyuramadı kısık ve yorgun sesini. Un ufak kalbini, sessizliği ile yoğurup, çiçekli entarisine gömdü kadın. Yaşarken kendi cenazesini kaldırmıştı sanki. Göz yaşlarıyla suladı toprağını, duasını da ihmal etmedi. Kabullendi acısını, boyun eğdi. Razı değildi lakin çözümü de yoktu olanlara.

Tek bir şeyi umuyordu yaşananlardan, Cennet’i kazanmak. İnandı. Buna tutundu. Sonra mezarından toprak kaydı bir miktar, ışık sızdı içeriye varla yok arası. O ışık kamaştırdı gözlerini, dengesini kaybedip tutunduğu yerden kayıverdi. Sonra vazgeçti. Peki ya Cennet? Mükafat? “Dur bir dakika yaa dur” dedi kendi kendine. Cennet’i kazanmak için Cehennem de olduğunu fark etti.  Bu seçim çok aptalca göründü birden gözüne veee şöyle söyledi: “Cennet’i kazanmanın eminim ki başka yolları vardır.” Rahatladı. Şükretti. İki damla daha göz yaşı düşürdü toprağına ve yeniden filizlendi kadın.

Çiçek açtı çiçekli entarisinin içindeki mezarda. Yola düştü sonra. Cehennem’den çıkıp, har içindeki kalbini de alıp Cennet’e doğru yola çıktı. Yol uzun, yol yorucu, yol tehlikeli...

Yol güzel, yolculuk sonsuz değil. Duraklar var, varış noktası Cennet bahçesi. İşte mükafat, işte sabır, işte selamet...

Paramparça kalbi kadının şimdi başka bir formda atıyor. Harla süslenmiş, acıyla bezenmiş çiçekli, Yasemin kokulu bir mekan şimdilerde. İçinde çığlık çığlığa Allah zikri ve çokça Cennet coşkusu. Çocuksu bir neşe, birkaç keyif türküsü, hayaller ülkesi, gerçekler sahnesi, iyileşme partisi...

Kadın. Çiçek. Aşk. Çile. Dua. Yol. Yolcu. Cennet. En çok da güzel günlere hasret...

Tüm kırılıp, yen içinde tutan kadınlara ithafen. Yolunuz kolay ve çiçekli olsun. Gözyaşlarınız sadece ve sadece mutluluktan aksın. Hadi siz yola çıkın ve su aksın yolunu bulsun. Dua ile.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@