10.09.2021, 20:36

Akif Hocam haklısın da onam formunu görmedin mi?

Mehmet Akif Erdem’in “Aşı ve pandemi meselesi…” yazısını okumanızı tavsiye ederim. Bakış açısını sevdiğim değerli bir hocamdır.

Emperyalizmden girip sonu “mutlaka aşı olun” önermesiyle biten ve bu önermeye kadar haklılık payı verdiğim güzel bir yazı.

Elbette dünya bu pandemiyi de geride bırakacak.

Elbette dünya Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’ın da ilk başta dediği; “Dünyada 1900’lü yıllardan beri hiçbir pandemi aşıyla bitmemiştir, bu kadar mutasyona uğrayan bir virüse karşı aşı geliştiremezsiniz” cümlelerini kabul edip, süreci olağan akışına bırakacak.

Hatta öyle ki HIV virüsünü bulan Luc Montagnier’e, Bengi Başer’den daha çok itibar gösterilecek.

Bunlar olacak.

Ama…

Saçma da olsa yönetimin kurallarına uymalı mıyız, bilmiyorum.

Aksi halde saçmalıkları dünya bu aidiyetle yürütseydi bugün 1789’daki devrimden bahsedemezdik.

Saçma da olsa yönetimin kurallarına uymak zorunda kalınsaydı, 16. yüzyılda bilim devrimini insanlar gerçekleştiremeyecekti.

Saçmalıkları dün de kabul etseydik dünya hâlâ düz değil miydi hocam?

Belki de emperyalizm, saçmalıkları insanlara artık “normalmiş” gibi göstermeye çalışıyordur da biz emperyalizm ile farklı mücadele ediyoruzdur?

Aşıları da mutlaka olalım tabii ki.

Faz çalışmalarına şeytanın karıştığı aşıları değil ama…

Aman diyeyim beni komplocu ilan etme hocam. Zira şeytandan kastım “acele işe şeytan karışır.”

Modern tıbbın dahil kabul ettiği 3-5 yıllık faz3’ü biz hangi ara tamamladık merak ediyorum, şeytanın bir parmağı kesin var burada.

Ha şimdi bana 21. yüzyılda yaşıyorsun, teknoloji ilerledi falan da diyebilirsin.

Haklısın.

Bu teknoloji dünün yönetiminin saçmalıklarına biat etmeyenlerin bir eseri olarak karşımıza çıktı, doğru.

Bence hâlâ yeterli de değil…

Sinovac aşılarını mRNA aşılarına tercih ederken de insanlar; “bu aşılar çok hızlı çıktı biz nasıl güveneceğiz” diyordu.

Teknoloji ve 21 yüzyıl bahane edildi.

Sonra ne oldu dersin hocam…

Sinovac aşılarının çok da işe yaramadığını bir şekilde emperyalizm sayesinde kabul ettik.

Milyarlarca lirayı neredeyse çöp ettik.

Anlaşılan Sinovac aşılarını Orta Çağ teknolojisi ile ürettik, test ettik, satın aldık, 21. yüzyıl ile tasdiklemeye çalıştık sonra da önermesini azaltmaya başladık.

Anlaşılan “aşıların bu kadar hızlı çıkmasını ve faz çalışmalarını sorgulayan” insanlar haklı çıktı.

Faz çalışmaları düzgün tamamlansaydı belki de işe yaramadığını önceden anlayacaktık.

Evet belki milyonlarca insan sinovac sayesinde belli bir süre kendini korumayı başardı.

Peki ya uzun vadede yan etkiler?

Etkinliği konusunda bile bir anda fikir ve tercih değiştirdiğimiz aşıların uzun vadede yan etkilerinden tedirgin olmak, saçmalık mı dersin?

Dünya sisteminde etkili olan bilimi “siyasetten ve ticaretten” bağımsız düşünmek, küresel ölçekte herkesi etkileyen bir durumda da mümkün müdür?

Bilim Kurulu üyelerinden bazıları bile başlarda “aşılar bulaşıcılığı da önlüyor” derken bazı Bilim Kurulu üyeleri “aşılar bulaşıyı engellemez” diyordu.

Sözlerini muteber kılmamız gereken insanların bu tenakuzları bile yetmez mi insanları tedirgin etmeye?

Neyse sonuç kesinleşti ve aşılar bulaşıcılığı kesinlikle azaltmıyor.

Gelelim toplumdaki aşı olmayan sorumsuz ve toplumda risk teşkil eden komplocu kesime.

Aşı olmayan birisinin aşı olanı riske attığını söylemek “aşıların korumadığının” bir ispatı değil mi?

Ya da Oxford Üniversitesi’nin yaptığı araştırmada Delta varyantını aşılıların daha çok yaydığı ispatı görmezden gelinmesi ve sorgulanmaması gereken bir saçmalık mıdır?

Bence de bu süreç dediğin gibi geride kalacak Akif Hocam…

Önemli olan bugünü unutturacak olan yarınlarımızda hangi tesirlerle yan yana olacağımız.

Sabah akşam televizyonlarda korku sarmalını insanların iliklerine kadar işleyen uzman kılıflı insanların toplumda oluşturduğu pısırıklaştırma tesiri mesela…

Bu arada hocam aşısını olmak isteyen olsun, tavsiyesi de yapılsın.

Olmak istemeyen de anayasal hakları dahilinde olmasın.

Tüm bilimsel veriler aşı olmayanın aşı olana karşı risk teşkil ettiğini ispatlamıyor.

Eğer ispatlıyor diyen de olursa aşıların işe yaramadığının kabulünü yapıyor olur.

Bu arada geçen hafta 16 yaşındaki bir lise öğrencisi ders esnasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Ailesinden alınan bilgiye göre bu çocuk 1 hafta önce Biontech aşısı olmuş.

Tesadüftür ama muhtemelen.

Toplumda da nedense çok sık kalp krizi vakaları gözlemliyoruz.

Bu esnada da onam formuna bakmakta bir fayda var.

Bu onam formunun belirttikleri ile aşı olmadığı için hem sosyal hem toplumsal baskılara maruz kalan vatandaşların aslında ne kadar da saçma olmayan saçmalıklara boyun eğmemek zorunda olduğunu gösteriyor.

Yorumlar (6)
Nazlıcan Dönmez 3 yıl önce
Emeğine sağlık Onur Cavuşoğlu
Akaya 3 yıl önce
Özlenen üslup: bol akletme, naif söylem..
Yolunuz açık, gri hücreniz bol olsun..
Aysel İnan 3 yıl önce
Ne bu yazıyı ne de onam formunu İdrak edebilecek bakış açısı yok maalesef! Aşı zaten hafif atlatmaya yarıyor (!) diye kendilerini avutuyorlar. Elinize,emeğinize sağlık Onur bey.
Özlem Akbayrak 3 yıl önce
Kaleminize yüreğinize sağlık.Yine çok güzel açıklamalar,anlayana
Zeynep ADIGÜZEL 3 yıl önce
Kalemine sağlık, teşekkür ederiz. Bizim duygularımıza da çok güzel tercüman olmuş yazınız.
Fatma 3 yıl önce
Yine içime umut doldu yazdıklarınla geleceğimiz siz gençliğin her adımda aydın araştıran hayata başka gözle bakmamızı sağlayan yüreğine sağlık Onur oğlum tebrik ederim kalemine yüreğine sağlık yolunda ışıkların hiç sönmesin sevgilerimle gerçekten gençliğimize güvenim bir kere daha arttı ;)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@