18.01.2021, 16:55

Siyasette dayak

12 Eylül öncesinde karşı siyasi görüş sahibi olanlardan epey dayak yemiş biriyim. Lise yıllarımda Eskişehir Yeşiltepe Mahallesi'nde oturuyorduk. Liseyi Bahçelievler Lisesi'nde okuduğumdan hafta içi hergün uzun bir yolu yürüyerek geçmek zorundaydım. Sabahları ciddi bir problem olmuyordu ama akşamları okul çıkışları tam bir adrenalin zirvesi yaşanıyordu. O hengamede epey bir kovalamaca, küfür, dayak düştü bizim de payımıza... Belki de o günlerin etkisiyledir, siyasette her türlü şiddet pratiğine kategorik olarak karşı oldum sonraki hayatımda...

Son günlerde ardı ardına bazı tanınmış siyasetçilere ve siyasi nitelikleri öne çıkan gazetecilere fiziki saldırılar oldu. Faillerin kimler olduğunu net olarak bilmiyor olsak da fiziki şiddete uğrayan isimlerin söylemlerini, tutumlarını beğenmeyen çevreler olduklarını tahmin edebiliyoruz.

Egemen devletlerde siyaset faaliyetlerinin hukuki sınırları bellidir. Hukuk dışı siyaset faaliyetlerini takip edip cezai süreç başlatması gereken merciler devletin kolluk ve yargı güçleridir. Hiç kimse kendisini devletin kurumları ve devlet yerine koyamaz. Eğer kendisini devlet yerine koyup birilerini cezalandırabileceğini düşünen kesimler varsa yine bu kesimlere müdahale etmesi gereken yapı legal devlet kurumlarıdır...

Özellikle siyasette şiddet konusunda seçicilik tutumu sergilemek tutarsızlıktır. Mensup olunan siyasi kesime yada karşı kesime uygulanabilecek her türlü şiddet girişimine amasız fakatsız kategorik olarak karşı çıkılmalıdır. Biz sıradan insanlar şiddet karşıtı tutumumuzu her fırsatta yazıp çizerek, söyleyerek üzerimize düşeni yapmış oluruz ama devlete ve devletin kurumlarına düşen görev bunun çok daha fazlasıdır...

Devlet, meşru-legal siyasete illegal herhangi bir aktörün müdahalesine müsaade etmemelidir... Biz yaşı yetip de 12 Eylül öncesi günleri yaşamış olanlar aksi durumda ülkenin neye benzeyeceğini biliyoruz çünkü...

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@