13.01.2022, 11:41

Enes Kara'nın suçu ne?

20 yaşındaki Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes Kara hayatına son verdi.

Ona bu kararı verdiren birikmişliğini ise çekmiş olduğu video ile anlattı.

Pırıl pırıl bir gencimizin hayatına son vermesini sosyal medyada politik ideolojiye yoğurarak duyar kasmaya çalışan binlerce fikir ortaya atıldı.

Çünkü Enes’in çekmiş olduğu videonun sadece bir kısmı kesilip sosyal medyaya malzeme edilmişti. 

Sosyal medyada kırpılan videoda Enes, “aile zoruyla cemaat yurdunda kalmanın onu çok yıprattığını” söylüyordu.

Bu kesik malzeme ile bir anda ideolojik yoğrulmalarla önermeler ortaya atıldı.

Videonun bütününde ise durum çok çok daha farklıydı…

İdeolojik bir boyuta karıştırılmayacak kadar vahim şeylerden bahsediyordu Enes…

“Kendi tercihlerinin ve seçimlerinin uzağında bir hayat sürdüğünü, okuduğu üniversitedeki bölümünden memnun olmadığını ve ders notlarının düşük olduğunu, dindar bir ailede yetişip ateist düşünceye sahip olduğunu ve babası zoruyla cemaat yurdunda kaldığını…”

Sosyal medyadaki rezil görüşlerden biri Enes’in cemaat yurdu yüzünden intihar ettiğiydi. 

Bir diğer rezil görüş ise durumun sorumlusu Enes’in “ateist” olmasıydı.

Aslında Enes’in tek suçu kendi tercihlerini belirleyebilecek, seçimlerine saygı duyabilecek bir desteği arkasında bulamamasıydı…

Ama bu vahim durumun yaşanmasının ardından ortaya atılan görüşlere ve fikirlere bakarsak vasat haldeyiz.

Enes çekmiş olduğu video ile ailesine anlatamadıklarını herkesle paylaşıp, bir nebze olsun kendisini anlaşılır kılmak istemişti…

Şayet Enes arkasında bıraktığı videonun ne kadar politik ideolojilerle yoğrulduğunu görseydi, inanın ne video çekerdi ne de almış olduğu kararı hayata geçirirdi.

Aradığı “anlaşılma” umudunu arkasında bıraktığı video ile bile bulamayan bu genç kardeşimizin tek suçu anlaşılmamak.

Bugün de birçok genç üniversite sınavına giriyor, yeri geliyor aldığı puan, yeri geliyor kendisine ait olmayan tercihlerin toplumsal normlarla dayatılıyor olması bu gençleri bunalıma sokuyor.

Çözüm bu bunalımdan kurtulabilmek için bireysel olarak daha çok mücadele vermek, toplum olarak da bu mücadeleyi vermeye çalışanlara destek olmak, onları anlamak, anlamaya çalışmak…

Ve genel olarak insanların da türlü türlü sebeplerden ötürü içine düştüğü çıkmaz gözüken sokaklar…

Bir insan istemediği hiçbir şeye zorlanmamalı, itilmemeli. Aksi hâlde tüm bu zorlamaların sonucu zorumuza gidecek eylemleri doğruma ihtimaline sahip.

Her zaman umut vardır.

Ayrıca intihar haberlerinin de sürekli reyting malzemesi haline gelmesi yangına körükle gitmek demek.

Bu haberlerin sürekli medyada yer bulması, bu yöne eğilimi olan insanlara fazlasıyla cesaret veriyor.

Birçok konuya dikkat çekmeye, farkındalık yaratmaya çalışırken aksine hizmet ediyoruz, haberimiz yok.

Yapılan birçok bilimsel araştırma da suç, cinayet, intihar haberlerinin kitle iletişim araçları aracılığıyla haberleştirilmesinin bu vakaları toplumlarda daha da fazla arttırdığını ortaya koyuyor… 

Uzun lafın kısası…

Özür dileriz Enes, seni anlayan bir toplum olamadığımız, yanında bulunamadığımız, hayatın ne kadar güzel ve umut dolu olduğunu elinden tutup sana anlatamadığımız, almış olduğun kararın cesaretini sana veren durumları ortadan kaldıramadığımız için özür dileriz.

Mekânın cennet olsun.
 

Yorumlar (3)
Yasemin 1 hafta önce
Yüreğinize sağlık, o kadar güzel dile dökülmüş ki, umarım bu yazı bir çok kişiye/anne babaya ulaşır ve bir farkındalık oluşturur. Mekanı cennet olsun.
Şennur 1 hafta önce
Çok güzel ve yerinde tespit olmuş,videonun tamamını izledim, benim de fark ettiğim nokta ,bu ekonomi konularını gençler konusunca siz ne takıyorsunuz kafaya, düzelir bu işler falan diyorlar. Ama bilmiyorlar ki kelebek etkisi gibi kanat çırpma ,başka yerlerde fırtınaya sebep oluyor.
Bir yolcu 1 hafta önce
Ateist bir inanca sahip bir insana mekanın cennet olsun demek kadar anlaşılmaz bir halkız

Gelişmelerden Haberdar Olun

@